Terk Edilmiş Kiliselerin Harabeler Ardındaki Mahzûn Güzelliği

Bazı fotoğrafçılar bâkir mekânları yakalamaktan büyük keyif alırlar. Fakat bazıları da vardır ki yaratıcılıkları, âdeta bir zamanlar var olan bir güzelliği fotoğrafladıklarında harlanır. Bu durum fotoğrafçılığa olan tutkusunu seyahat, mimari, kültürel miras ve terk edilmiş yapıları arayıp bulmanın sebep olduğu macera ile harmanlayan Roman Robroek için bilhassa doğru olsa gerek. Öyle ki akıllarda en çok yer eden görüntülerinden birisi, Avrupa genelinde farklı çürüme derecelerindeki çok çeşitli kiliseleri dışa vurmaktadır.

Öncesinde insanları bir araya getiren bu dini yapılar; doğa tarafından kurtarılabilsinler diye terk edilmişlerdir. İster doğal afet sırasında hasara uğramış olmaları hasebiyle terk edilmiş olsunlar isterse gayrimeskûn bir köyde konumlansınlar, her yerin anlatacak kendine özgü bir hikâyesi vardır.

Bu meşguliyet Robroek’a merakını geniş bir kitleyle paylaşması hususunda yardımcı olurken, geçmişin yıkılışına ve işçiliğine tanıklık etmesine de vesile olmuştur.

“Bu yolla tarihin küçük bir parçasını belgelendirmeyi ve insanlara normalde göremedikleri yapıların içerisine bakış atmaları için bir kapı aralamayı çok önemli buluyorum. Buna ek olarak, ben genel anlamda çok büyük bir eski mimarî hayranlarından biriyim. Dolayısıyla modern mimari bana göre değil. Bu şekilde eski mimari tarihin tozlu sayfaları ardında kalmamış olacak.” 

Robroek, mekânlarını birkaç yolla keşfediyor: İlk yöntem Google sokak görünümünü kullanarak kiliseleri sanal ortamda keşfetmek. Diğer durumlarda ise Robroek, tıpkı bir dedektif gibi fotoğraflayacağı yerlerin izini sürüyor yahut çürüyen yapılardan bahseden gazeteleri araştırıyor. Son olarak, bu tutkusunu paylaşan meslektaşlarıyla bir grubu var. Bu henüz mahvedilmemiş özel konumlar hakkında fikir sahibi olmasına olanak sağlıyor.

“Kime güvenebileceğini bilmek çok mühim çünkü ziyaret edilemeyecek kadar popüler olduğu için bir mekânın tahrip edilmesi, soyulması yahut o mekâna grafiti için boya püskürtülmesinden daha kötü bir şey yoktur.”

O hâlde sizi alıp bambaşka diyarlara götürecek ve gizemli yerlerin ardındaki hikâyeleri merak etmenizi sağlayacak bu fotoğrafların keyfini çıkarın..

Fotoğrafçı Roman Robroek, terk edilmiş kiliseleri fotoğraflamak için Avrupa’yı bir uçtan bir uca geziyor.

Fotoğrafları, bu dini yerlerin zevâline ve nefâsetine vurgu yapıyor.

Çalışması vesilesiyle insanlara hiçbir zaman gidip göremeyecekleri yerlerin içine bakma fırsatı sunuyor.

“Ümit ediyorum ki insanlar, kapalı kapılar ardında gizli tutulan güzelliğin keyfini çıkarırlar.”

Kaynak: https://mymodernmet.com/roman-robroek-abandoned-churches/

Gazi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünde talebe. Sıklıkla okur, arada yazar, bazen çizer. Bastığı yerleri toprak diyerek geçmeyip tanımaktan ve tanıtmaktan keyif alır. :)

Bir Yorum Yazın