Haftanın Tablosu: Yelpazeli Kadın, Gustav Klimt, 1917-18

Viyana halkından uzakta geçen 100 yıllık zamandan sonra, Yukarı Belvedere’de görülebilecek olan Gustav Klimt’in kayıp güzeli Yelpazeli Kadın, Viyana’nın ikonik sanatçısının eserinin son sanatsal aşaması hakkında büyüleyici bir gösteri sunuyor.

Gustav Klimt, Yelpazeli Kadın, 1917-18, Avusturya Galerisi Belvedere, Viyana.

Avusturyalı Modernist Gustav KlimtYelpazeli Kadın adlı tuvalini 1918 yılında 55 yaşındayken tamamladı. Aynı yıl, ünlü ve ihtilaflı ressam vefat etti. Aşağıda, çalışma odasının, ressamın bıraktığı son halinin fotoğrafını görebilirsiniz. Sağ tarafta, odanın sessizliğinde şövale üzerinde dinlenmekte olan zarif Yelpazeli Kadın portresini görebiliyoruz. Bu fotoğrafı ressamın yakın arkadaşı Viyanalı Sezesyonist (Ayrılıkçı) Moritz Nähr çekmiştir.

Moritz Nähr, Klimt’in Stüdyosu, Viyana, Avusturya.

Gustav Klimt’in ölümünden kısa bir süre sonra sanat koleksiyoncusu Rudolf Leopold, Yelpazeli Kadın’ı satın aldı ve 1920’de Viyana’nın merkezindeki yenilikçi bir kültür alanı olan Kunstschau’da sergiledi. Bu halka arzdan sonra, Leopold tabloyu sattı. Tablo yalnızca iki kez halka gösterildi: 1981 yılında Tokyo’da ve 1992 yılında Krakow’da. Yaklaşık 30 yıl sonra bu bilinmeyen “Viyana güzeli” nihayet Avusturya’ya geri döndü ve şimdi Viyana’daki Leopold Müzesi’nin Yukarı Belvedere’sinde.

Gustav Klimt, Doğu Asya sanatını 1890’larda incelemeye başladı. Başlangıçta öncelikle Japon sanatıyla ilgilendi, ancak daha sonraki yıllarda Çin, Kore, Fars veya Hint yaratıcı tarzlarına yöneldi. Klimt, bu ülkelerin sanatının sadece dekoratif unsurlarını değil, aynı zamanda kompozisyon unsurlarını da benimsemiştir. Örneğin tipik renk şemaları üzerinde çalıştı ve bunları resimlerine aktardı.

Gustav Klimt, Yelpazeli Kadın, 1917-18, Avusturya Galerisi Belvedere, Viyana, detay.

Yelpazeli Kadın özellikle Japon ve Çin sanatından etkilenmiştir. Çine özgü sabahlığıyla süslü bir yelpazenin arkasına cilveli bir şekilde saklanır. Bir bahçenin zaferi gibi gözüken duvar kağıdında kocaman açmış çiçekler, egzotik kuşlar ve sarı toprak boyası, arka planın yoğunluğunu görkemli bir şekilde göstermektedir. Arka planda, Doğu Asya sanatında her yerde bulunan ve iyi şansın sembolleri olan birkaç karakteristik motif bulunur: Çin Anka kuşu (fenghuang), bir turna, altın bir sülün ve lotus çiçeği. Japon sanatına yapılan başka bir referans ise Yelpazeli Kadın’ın kendisidir. Bijin-ga¹, geyşalar gibi güzel ünlülerin Japon tahta portreleri, Klimt’in geniş Asya eserleri koleksiyonunda belirgin bir şekilde yer almıştır.

Gustav Klimt, Yelpazeli Kadın, 1917-18, Avusturya Galerisi Belvedere, Viyana, detay.

Klimt, portrelerinin çoğunda sosyete kadınlarını gösterirken, bu resimde muhtemelen bilinmeyen bir model çizmiştir. Konusu, en sevdiği temalardan birinin bir varyasyonu: Viyana güzelliği. Muhtemelen dansçı olan bu bilinmeyen kadın baştan çıkarıcı oyunu ile kendinden emin görünüyor. Yüzündeki ifadeden, niyetinin iffetli olmak yerine izleyiciye sataşmak olduğunu söyleyebiliriz.

Schiele, Kokoschka ve çevresindeki diğer sanatçılar gibi Klimt de Viyana Kültürel Araştırmalar Enstitüsü’nün bir üyesiydi. 1915’te kurulan kurum, pasifist, eşitlikçi bir dünya kültürünü savundu ve o zamanlar yaygın olan Batı’nın kültürel üstünlüğü fikrini reddetti. Klimt’in resimleri onun inancını somutlaştırıyor: Avrupa ve Asya resim gelenekleri, uyumlu bir simbiyoz oluşturmak için eşit ölçülerde bir araya getiriliyor.

¹Bijin-ga: fotoğraf öncesi dönemde özellikle ukiyo-e sanatında güzel kadın resimleri için kullanılan genel terimdir.
Kaynak: 12

Bir Yorum Yazın