Antik Yunan Mimarisini Harikulade Kılan Beş Klasik Yapı

Antik Yunan mimarisi dünyadaki en ikonik tarzların bazılarının dahi ötesinde idi. Bu mimari bilhassa tapınaklar, hipostil salonlar, açık hava tiyatroları, meydanlar ve birçok yerleşim modelleri dâhil olmak üzere kültürü ve şehir hayatını tanımlayan birkaç bina türünü ihtiva etmektedir. Dahası bahis olunan eserler çok önceden meydana getirilmiş olsa da akustiğin ve  yapısal prensiplerin ardındaki mantık büyük ölçüde aynı kalmıştır. Bu yazımızda Antik Yunan mimarisine ve onun beş klasik yapısına göz atacağız.

ANTİK YUNAN MİMARİSİNİN NİTELİKLERİ

  • KOLONLARIN KLASİK DÜZENİ

Atina akropolisindeki Erechtheion tapınağından sütunlar, Yunanistan (Fotoğraf: Stock Photos from Tymonko Galyna/Shutterstock)

Antik Yunan yapıları genellikle üç tarzda tasarlanırdı: Dorik, İonik ve Korint. Bu düzenler muhtelif süsleme düzeylerini ve değişik oranları tanımlardı.

DORİK

 Dorik düzen geliştirilmiş ilk tarz idi ve bu üç ana tasarım içerisinden en sâde olandır. Sütun başlığı süsleme içermez ve bina eteği de yoktur. Dorik düzenin en meşhur kullanımı Parthenon’dadır. 

İONİK

İonik düzen geliştirilen ikinci tarz idi ve Dorik düzene göre daha çok süslemeli ve Korint düzene göre ise daha az süslemelidir. Sütunlar, Dorik düzen ile karşılaştırıldığında daha nârindir ve parçalanmış Dorik korniş süsünün aksine müteharrik, oyma işi bir korniş süsü ihtivâ eder.

KORİNT

Korint düzen geliştirilmiş son tarz idi ve bütün düzenler içindeki en süslüsüdür. Korint düzenin en belirgin unsuru genellikle tabiattaki yapraklar gibi muhtelif motifleri ihtiva eden ayrıntılı sütun başlıklarıdır. 

SİMETRİ

Antik Yunan mimarisinin genel olarak orantılı bir güzelliğe odaklanmasından mütevellit sütunlar, açıklıklar ve diğer unsurlar ziyadesiyle simetrik bir yapıda eşit aralıklarla yer alırdı. 

KLASİK YAHUT DA ANTİK YUNAN MİMARİSİNDEN MİSALLER

PARTHENON

Atina akropolisinde Parthenon Tapınağı, Yunanistan (Fotoğraf: Stock Photos from PNIKOL/Shutterstock)Parthenon, dünyanın en meşhur yapılardan biridir ve her yıl milyonlarca ziyaretçiyi kendisine çeker. Atina’daki Akropolis tepesinde konumlanır ve sıklıkla belirgin manevi niteliklere sahip olarak tanımlanır. Parthenon İÖ 5. yüzyılda tanrıça Athena adına yahut da yapının adının geldiği Athena Parthenos’u onurlandırmak için inşa edilmiştir. Mimari tarihindeki öneminin yanı sıra yapı, Atina’daki demokrasinin sembolü olmasından mütevellit ayrıca mühimdir. Perslere karşı kazanılan zaferin bir kutlaması olarak inşa olunan Parthenon, klasik Dorik düzenin nihai bir emsali olarak kabul görmektedir. Eserdeki süslemeler ve detaylar sıklıkla Antik Yunan’daki en yüksek zanaat ve mimari  niteliği olarak zikredilir. 

Atina akropolisinde Parthenon Tapınağı, Yunanistan (Fotoğraf: Stock Photos from Victoria Kurylo/Shutterstock)

Parthenon alanı bu yapıdan evvel tanrıça Athena’ya adanan “Parthenon öncesi” bir tapınak biçiminde vücut bulduğu andan başlayarak süregelen bir uzun manevî tarihe ev sahipliği yapmaktadır. Parthenon bildiğimiz şekliyle inşa edildikten sonra dahi bir Yunan tapınağı ve hazinesi, Hazreti Meryem’e adanmış bir Hristiyan kilisesi ve bir cami olarak anlar arasında süzülmüştür. Zaman iklimleri arasında yaptığı süzülme esnasında yapı, kendisinde nihan olan sanatın çalınması ve zarar görmesi gibi felaketlere maruz kalmışsa da bugün hâlâ Antik Yunan’ın ve klasik mimarinin bir nişanesi olarak nefes almaktadır.

OLİMPOS ZEUS TAPINAĞI 

Atina’daki Olimpos Zeus Tapınağı, Yunanistan (Fotoğraf: Stock Photos from Aerial-motion/Shutterstock)

Olimpos Zeus Tapınağı yahut da Olympieion muazzam uzunluktaki sütunları ile meşhurdur. İÖ 6. yüzyılda inşa edilmeye başlanmıştır ve yıllar içerisinde tasarımını bir anlamda değiştiren mimarlar tarafından tamamlanmıştır. Asli fikir dorik düzende ve kireç taşından yapılma bir tapınak sunmak üzerinedir. Lakin siyasi zorluklar inşaatı asırlar boyunca durmaya zorlamıştır. İnşaatına tekrar başlandığında tapınak Korint düzen (böylece bu düzene sahip ilk tapınak olacaktı) şeklinde ve pentelik mermerden inşa edilecek idi. Fakat zamanın lideri yapının tamamlanması hususunda başarısız olmuş ve inşaat durdurulmuştur.

Atina’daki Olimpos Zeus Tapınağı, Yunanistan (Fotoğraf: Stock Photos from eyal granith/Shutterstock)

Tasarı ancak Roma kayseri Hadrian döneminde tamamlanabilmiştir. Olimpos Zeus Tapınağı her biri yaklaşık olarak 55 fit yüksekliğinde, 104 sütundan ve devasa bir Zeus heykelinden oluşuyordu. Fakat elbette yıllar içerisinde tapınak, Atina’nın yağmalanması, Antik tanrılara tapınmayı durduran Hristiyanlığın yayılması, Türk işgali ve fırtınalar nedeniyle hasar görmüştür. Tapınağın büyük kısmı tahrip olmuşsa da 15 sütunu hâlâ ayaktadır ve Olimpos Zeus Tapınağı hâlâ antik mimarinin en harika misallerinden biridir.

ERECHTHEION

Atina akropolisinde Erechtheion Tapınağı, Yunanistan (Fotoğraf: Erechtheion Temple in Acropolis of Athens, Greece (Photo: Stock Photos from Zzvet/Shutterstock)

Erechtheion ya da Erechtheum, Yunanistan Atina akropolisi yakınlarındaki Antik Yunan tapınağıdır. İÖ 421 ile 406 tarihleri arasında, kahraman Erichthonius yahut da İlyada Destanı’ndan tanıdığımız Erechtheus kralı onuruna inşa olunmuştur. Tapınak Parthenon’da da çalışmış bir duvar ustası ve heykeltıraş olan Phidias tarafından yapılmıştır. Erechtheion, tanrıça Athena’nın eski bir ahşap heykelini muhafaza etmek için tasarlanmıştır lâkin diğer mânevî emeller dâhilinde kullanılmıştır. Tapınak, Pentelicus Dağı’na özgü beyaz mermerden yapılmadır. Tasarımın kendisinin simetriden yoksun oluşu ve devasa bir eğim üzere inşa edilmesi hasebiyle sıra dışıdır. Bu nedenle kat planından hiçbir zaman tamamıyla emin olamayacak olsak da yapının en temel niteliklerini anlayabilmekteyiz. 

Atina akropolisinde Erechtheion Tapınağı, Yunanistan (Fotoğraf: Stock Photos from Zzvet/Shutterstock)

Antik Yunan mimarisinin en ikonik unsurlarından biri olan bakirelerin revâkı Erechtheion’da bulunabilir. Bu revak, etkileyici çatıyı  destekleyen altı adet karyalit (kadın şeklindeki sütunlar) ihtiva etmektedir. Güzel görünüyor olmasına rağmen revak büyük bir tasarım değişikliğinden kaynaklanan devasa bir kirişi gizlemek için yani pragmatik amaçlar dolayısıyla inşa edilmiştir. Bu heykel sütunlar şimdi hem Londra’daki British Müzesi’nde hem de New Acropolis Müzesi’nde bulunabilir.

BÜYÜK EPİDAURUS TİYATROSU

Epidaurus’daki Büyük Epidaurus Tiyatrosu, Yunanistan (Fotoğraf: Stock Photos from Thevergori/Shutterstock)

Büyük Epidaurus Tiyatrosu’nun en meşhur tiyatro olmasına şaşırmamak gerekir zira Antik Yunan’dan bu günlere en iyi şekilde korunarak ulaşmıştır. İÖ 340’da genç Polykleitos tarafından inşa edilmiştir. Tiyatro, etkinlikler için harikulade bir akustik sunar ve aynı zamanda da bir sağlık merkezi olarak işlev görmüştür. O denlidir ki Yunanistan’ın her yerinden insanların şifa bulmak için tiyatroya geldiği söylenmektedir. 

Epidaurus’daki Büyük Epidaurus Tiyatrosu, Yunanistan (Fotoğraf: Stock Photos from Zina Seletskaya/Shutterstock)

Fakat eski bir açık hava tiyatrosu bu denli büyük etkinliklere nasıl ev sahipliği yapmaktadır? En üst sıradaki ziyaretçiler sahnedeki sanatçıyı duymayı nasıl umabilirler? Yapı, bu durumdaki akustik dikkate alınarak inşa olunmuştur. Her dairesel basamak, düşük arka plan seslerini filtrelemeye ve ana sesin daha net duyulmasını sağlamaya yardımcı olan bir “sanal perde” oluşturarak sesi yakalar. Bu akustik mühendislik tiyatronun yüzyıllarca kullanılmasını sağlamıştır. Tiyatro nihayetinde 4. yüzyılda tahrip olmuş ve konser salonunun kazılar sonucu ortaya çıkarıldığı 1881’e değin kullanılmamıştır. Sahne binasının kaybına rağmen tiyatro 1983 yılındaki etkinlikler için açılmıştır ve hâlâ daha ziyaretçiler için meşhur bir turistik mekân, yerel halk için ise kültürel bir temel olmaya devam etmektedir. 

HEPHAESTUS TAPINAĞI

Atina’daki Hephaestus yahut da Hephaisteion Tapınağı, Yunanistan (Fotoğraf: Stock Photos from isidoros andronos/Shutterstock)

Hephaestus Tapınağı hem ateş tanrısı Hephaestus’a hem de çanak çömlek ve zanaat tanrısı olan Athena’ya adanmıştır. Tapınak aynı zamanda en iyi korunan Antik Yunan tapınağıdır ve Dorik düzene göre inşa edilmiştir. Parthenon’dan eski olmasına rağmen aynı ustalar ve mimarlardan bazıları her iki yapının inşasında da bulunmuşlardır. 

Atina’daki Hephaestus yahut da Hephaisteion Tapınağı, Yunanistan (Fotoğraf: Stock Photos from Joke van Eeghem/Shutterstock)

Bu antik tapınak İS 7. yüzyılda Aziz George Kilisesi’ne dönüştürüldüğünde bir süre Hristiyanlığın merkezi olarak vakit geçirmiştir. Tapınak, kral Otto’nun onu bir müzeye dönüştürdüğü 1834’e değin böylece kalmıştır.

Çeviri kaymak: https://mymodernmet.com/ancient-greek-classical-architecture-examples/

Bakanlar bana gölgemi görürler...

Bir Yorum Yazın