Haftanın Tablosu: Mistik Kuzuya Tapınma, Jan van Eyck, 1425-33

Mistik Kuzuya Tapınma, 1432 yılı civarında Jan van Eyck ve kardeşi tarafından tamamlanmış olan ve toplam 20 panelden oluşarak ezberleri bozan Ghent Altar Panosu’nun merkez panelidir. Bu panel öğretinin odağını göstermektedir: Tanrı’nın Ökaristik Kuzusuna ibadet eden bütün azizlerle dolu kalabalık bir Cennet Krallığı. Poliptiğin bir bütün olarak tamamlanması ise yıllar almıştır. 

Jan van Eyck, Mistik Kuzuya Tapınma, 1425-33, Aziz Bavo Katedrali, Ghent, Belçika

Yukarıda tasvir edilen dörtlü grup, Cennet Bahçesi’nde dağılmış hâlde kutsal çayırda bir noktaya yönelmiştir. Arkadan gelen iki grup; kırmızı düz şapkalarıyla kolaylıkla ayırt edilebilen kutsal piskopos ve kardinaller grubu ile sağ taraftaki Kutsal Bakireler grubudur. Bu iki grupta şehitlik mertebesinin sembolizmi olan palmiye dalları bulunmaktadır. Biraz aşağıya yöneldiğimizde ise sol tarafta yer alan grupta Eski Ahit temsilcilerini -her biri ayrı ayrı karakterize edilmiş- ve “oğulun” gelişini önceden haber veren başında defne tacı ve beyaz elbisesiyle Romalı şair Vergilius da dahil olmak üzere önde gelen paganları görüyoruz.

Bu sahnenin altında duran altar masasında, her gün yapılan Komünyon ayini esnasında İsa’nın bedenine ve kanına dönüşeceğine inanılan ekmek ve şarap durmaktadır. Bu arada resimlenmiş altar, Adem ve Havva’nın İlk Günahı’ndan bizi kurtarmak için insanlık adına kurban edilen Tanrı’nın Kuzusu’nu tasvir eder. Kanı bir kase içine fışkırtılarak akmaktadır. Melekler altarın etrafından dizilmişlerdir. Meleklerden dördü çile gereçlerini tutmaktadır: İsa’nın üzerinde kırbaçlandığı sütun, gerildiği çarmıh ve çivileri, böğrünü delen mızrak ve çarmıhtayken susuzluğunu gidermek için kullanılan sünger. Diğer iki melek ayinlerde olduğu gibi, buhurdanları sallamaktadır. Güvercin şeklindeki Kutsal Ruh bütün çayırın üzerine ve Göksel Kudüs’ün ötesine merhametinin ışığını yaymaktadır. Altarın altındaki, vaftiz kurnasını çağrıştıran Hayat Çeşmesi’nin havuzu ölümsüzlüğü simgelemektedir.

Dördüncü ve son grup kiliseyi simgelemektedir. On iki havari -gri elbiseler içindeki sıradan adamlar- ön sırada durmaktadırlar. Bunları halefleri olan dini kişilikler takip etmektedir: papalar, piskoposlar, diyakozlar ve şehitler. Bu grubun üst kısmında geleneksel atribüleri¹ eşliğinde azizeleri görmekteyiz.

Bu ayrıntılı panel, son görünümü yücelten, bugün hâlâ etkileyici olan ve neredeyse ilahi bir aydınlatma veren şeffaf unsurlar da dâhil olmak üzere yağlı boyaların katmanlanmasıyla üretildi.

¹Atribü:Antik heykellerde, bir heykelin hangi tanrı ya da hangi tanrıçaya ait olduğunu anlamamıza yardım eden ayrıntı, giysi ya da aksesuara verilen genel ad. Örneğin; Hermes’in atribüsü kanatlı sandaletleri ve elinde tuttuğu para kesesidir.

Yararlanılan kaynaklar:
-http://www.jan-van-eyck.com/adoration-of-the-lamb/

-Rideal, Liz, Resimler Nasıl Okunur? Anlam ve Yöntem Okuma Rehberi, YEM Yayın, İstanbul, Eylül 2018

Bir Yorum Yazın