William Waterhouse’un Circe’ye (Kirke) Olan Aşkı

Circe, Homer’in destansı şiiri Odyssey’deki büyüleyici karakterlerden biridir. Karmaşık ve kendine has doğasından ötürü, tarih boyunca birçok ressam onu kendi benzersiz yollarıyla tasvir etmeye çalıştı. Gelgelelim, onu sadece bir kez de değil, tam üç kez resmeden tek bir ressam vardı. İngiliz ressam John William Waterhouse’un eserleri kadim edebiyat ve mitlerden büyük ölçüde etkilenmişti. Bununla beraber, Circe’nin ressamın hayatındaki önemi çok aşikârdı çünkü aynı karakteri üç kez tasvir ettiği öyle pek de görüldük bir olay değildi.

Bu yazıda, Odyssey’nin 10. kitabını her okuduğumuzda gözümüzün önünde beliren Waterhouse’un resmettiği o üç başyapıtı inceleyeceğiz.

Κίρκη εὐπλόκαμος, δεινὴ θεὸς αὐδήεσσα.

Güzel belikli, insan sesli korkunç tanrıca… (Homer, Odyssey 11.5)

Waterhouse’a Kısa Bir Değiniş

William Logsdail, John William Waterhouse, 1887, Özel Koleksiyon.

John William Waterhouse, 1849’da Kutsal Şehir Roma’da doğdu (vaftiz edildi). Ailesi doğumundan hemen sonra İngiltere’ye taşındı. Aynı zamanda birçok çağdaşı, arkadaşı ve aile bireyleri tarafından Nino olarak anıldı. Başlarda en çok ilgi duyduğu alan heykelcilikti ama resme olan kabiliyet ve hünerlerini keşfettikçe ilgi alanını değiştirdi. Victoria Dönemi ressamıyken, Waterhouse mevcut dönemin estetik anlayışını tamamen benimsemek yerine, sanatında farklı tatları da barındırmayı başardı. Kraliyet Akademisi’nin sanatsal ve entelektüel duruşunu eleştiren Raffaello öncesi sanat görüşünü benimseyen ressamlardan ilham aldı. İdealizmin aksine, Ön-Raffaeloculuk eserlerde natüralizmi ve gerçekçiliği benimsemiştir. Hem eski hem de daha sonraki edebiyattan büyük ölçüde etkilenen Waterhouse’un eserlerinin birçoğunda Victoria karşıtı bir tepki, çok aşikâr gözlemlenmektedir. Bu eserleri arasından oyun, destansı şiir, efsane ve tarihi beyanları sayılabiliriz. Echo ve Narcissus (1903) ve Odysseus ve Sirenler (1891) gibi tanınmış başyapıtları bu karakterlerin anlatılarıyla derinden bütünleşmiştir.

Circe Kimdir?

Doğrudan tabloları incelemeye başlamadan önce, Circe’in gerçekte kim olduğunu hatırlayalım. Babası Güneş Tanrısı ve yeminlerin muhafızı olan Helios, annesi ise bir Okyanus Perisi olan Perseis idi. Circe’nin iki erkek kardeşi ve bir kız kardeşi vardı. Kız kardeşi Pasiphae, Girit kraliçesi ve erkek kardeşleri Aeestes ve Perses, Colchis’in hükümdarlarıydı. Başka bir deyişle, Circe’nin ilahi ve asil bir soyu vardı, ancak kardeşlerinin aksine, büyük yerleşimlerden uzak, ıssız bir ada olan Aiaia Adası’nda yaşıyordu. Beklenmedik ziyaretçileri olduğunda, onları genellikle kurt, aslan ve domuz gibi hayvanlara dönüştürürdü. Hermes eğer Odysseus’un yardımına zamanında koşmasaydı, bu hayvanlardan birine dönüştürülecek ve evi Ithaca’ya hiç ulaşamayacaktı. Şimdi Waterhouse’un hileli bir büyücü olan Circe’yi tablolarında nasıl canlandırdığına bir göz atalım.

Odysseus’a Kadeh Sunan Circe

John William Waterhouse, Odysseus’a Kadeh Sunan Circe, 1891, Gallery Oldham, Oldham, Birleşik Krallık.

Bu şaheser şu anda İngiltere’de bulunan Gallery Oldham’da sergilenmektedir. Odysseus’a Kadeh Sunan Circe, hem tablo içeriğinin zenginliği hem de konunun ve ortamın temsil edilişindeki o incelik açısından bugüne kadarki tartışmasız en muazzam Circe tablosudur. Waterhouse, Circe’yi tam da Odyssey’de betimlendiği şekliyle tutarlı, güzel ve kurnaz bir kadın olarak tasvir eder. Yüz ifadesi ve duruşu, onun entrika ve büyülü yeteneklerine olan güvenini gözler önüne seriyor. Yol boyunca Hermes’ten yardım aldığından bihaber, büyülü şarabı Odysseus’a taktim etmeye hazır bir vaziyette bekliyor. Ana konumumuzdan ayrı, biri tahtın arkasında, diğeri ise ayağının hemen ucunda, domuza dönüşmüş olan son kurbanlarını, aynada ise mürettebatını kurtarmak için orada bulunan efsanevi Odysseus’un yansıması görüyoruz. Buna ilaveten, aynada Odysseus’un gemisinin yanı sıra dorik sütunlarıyla dikkat çeken Circe’nin evinin girişini de görebiliyoruz.

Circe Invidiosa

John William Waterhouse, Circe Invidiosa, 1892, Güney Avustralya Sanat Galerisi, Adelaide, Avustralya.

Circe Invidiosa, Waterhouse’un Güney Avustralya Sanat Galerisi’nde sergilenmekte olan ikinci tasviridir. Bu kez, Waterhouse’un ilhamının kaynağı olan edebi eser, Odyssey’den Roma şairi Ovid’in eseri olan Metamorfoza geçmiştir. 14’üncü kitapta, Glaucus yardım talebiyle Circe’nin adasına gelir. Glaucus bir zamanlar sıradan bir balıkçıyken, gizemli bir bitki yedikten sonra kehanet güçlerine sahip ölümsüz bir deniz adamına dönüşür. Circe’den güzel bir peri olan Scylla’nın kalbini kazanmasına yardım etmesini ister. Glaucus’a derin hisler besleyen Circe yardım etmeyi reddeder ve kıskançlıktan çılgına döner. Duygularıyla oynanmasının bedelini Scylla’yı iğrenç bir yaratığa dönüştürerek ödetir. Waterhouse, Scylla’yı Circe’nin ayakları altında ıstıraplı bir dönüşüm geçirirken tasvir eder. Aynı şekilde ressam, duruşuyla ve gözlerindeki o bakışla Circe’nin içindeki o muazzam kıskançlık ve nefreti aktarabilmiş. Bunu yaparken, Waterhouse büyülü iksiri Scylla’ya uyguladığı anı ustaca tasvir ederek Circe’nin büyücülükteki zekâsını gözler önüne serer.

Büyücü

John William Waterhouse, Büyücü, 1911, özel koleksiyon.

Büyücü tablosunun iki farklı yorumu mevcuttur ve maalesef özel koleksiyonların bir parçası olduğundan ötürü halka açık değildir. Waterhouse üçüncü ve son tasvirinde Circe’yi Aiaia Adası’ndaki evinde resmeder. Bu sefer, Circe’nin şeytani bir eyleminden ziyade, gündelik normal bir anına şahit oluyoruz. Bu tablo, Circe’nin İlahi tarafına karşın daha beşeri olan tarafını methediyor. O dehşet saçıcı gücüyle değil de daha düşünceli ve sükûnetli tasvir edilmiş. Waterhouse, Büyü kitabını ve iksir şişesini tabloya ekleyerek, Circe’nin zekâsını ve ilahi ustalığını tekrar aşikâr ediyor. Buna aykırı olarak, devrilmiş bir şarap kadehi görüyoruz. Bu Circe’nin beşeri hisleri ve arzuları olarak yorumlanabilir. Circe, kesinlikle herhangi bir nesneyi kazara devirebilecek bir şahsiyet değildir. O kadehi şüphesiz kasıtlı bir dürtüyle devirdi ve Waterhouse sebebini sanatseverlerin zihin dünyalarına bırakıyor.

Circe hakkında daha fazlası

John William Waterhouse, Büyücü, 1911, Özel Koleksiyon.

Circe’in büyülü yolculuğuna daha da derinden dalmak ve eski kaynaklarla hemhal olmak isterseniz, HBO tarafından şu anda bir TV dizisi olarak uyarlanan Madeline Miller’ın Circe’sini tavsiye ederiz.

Kaynak: https://www.dailyartmagazine.com/waterhouse-circe/

Merhaba, Ben çırak bir Mütercüman ;) umarım çevirilerimi keyifle okursunuz.

Bir Yorum Yazın