CHEAP: Sanat Aktivizm ile Buluştuğunda- Kurucu Ortak Sara Manfredi ile Röportaj

“Sanat” ve “Aktivizm” CHEAP’in ne olduğunu anlatmak için kesinlikle yeterli kelimeler değildir. CHEAP, Bologna’nın kamusal alanlarında ve sokaklarında doğan, yenilikçi bir İtalyan sokak afiş sanatı projesi ve derneğidir. Kültür ve sanatın, değişimi etkileyebileceğine inananlar için gerçek bir topluluk ve kurum haline gelmiştir. Sanatı cinsiyetçiliğe, ırkçılığa, sınıf ayrımına ve toplumda kök salmış her türlü baskıya karşı savaşmak için kullanır. 

Geleceğini Geri Kazan, Bologna, İtalya.

Altı kadın tarafından yaratılan CHEAP’in kurucu ortağı Sara Manfredi, İtalyan sanat yönetmeni, bağımsız küratör, feminist ve bir aktivisttir. CHEAP’in gerçekliğini tanımak ve çağdaş sanat sahnesindeki önemini anlamak için Manfredi ile yapılan röportajı derledik.

CHEAP’in Sanatçı Çağrısı, 2018, Bologna, İtalya

CHEAP’in Kökenleri

-CHEAP fikri neden ve nasıl ortaya çıktı?

2012 yılında CHEAP fikri ile ortaya çıktıktan sonra 2013 yılında festival formatı ile ilk edisyonu yayınladık. Sanatsal ve kültürel alanlarda farklı geçmişlerden gelen ve özyönetim deneyimi olan altı kadındık. Bir şeyi yapma arzusunun olması ve sonra onu yerine getirmesi doğaldı çünkü özyönetimi olan sosyal ve kültürel birçok alan, henüz var olmayan bir şeyin nasıl yaratılacağını öğrenmek için inanılmaz eğitim alanlarıdır. Kentin boyutunu, kentsel peyzajı ve özellikle şehrimizi araştırmak istedik ve bunu geniş anlamda sokak sanatı denilen araçla yapmak istedik. Bizim durumumuzda bu, sokak sanatının kendine özgü bir bölümüydü, taslak sayfa: kentsel peyzaja tutkal ile yapıştırılan kağıdın kullanımı. Çalışmalarımızın menzili posterlerden büyük duvarlara uzanıyor: kağıt çok yönlü bir malzemedir ve bizim için, sokak sanatının en ilginç özelliklerinden biri olan geçiciliği temsil eder. Kağıt erir; yırtılmasa da, bozulmasa da, orada kalsa da sokakta başına her şey gelebilir. Bu durum sokakta olmanın çok ilginç bir anti-anıtsal yolu gibi görünüyordu çünkü kentsel peyzaja müdahale etmenin daha yumuşak bir yoluydu. Bugün bir duvardan, elimizdeki boyalarla en az 30, 50 yıl dayanacak şekilde yararlanamazsınız.

CHEAP’in Sanatçı Çağrısı, 2021, Bologna, İtalya

-İlk başladığınızda üzerinde çalıştığınız konularla ilgili verimli bir zemin bulabildiniz mi veya engellerle karşılaştınız mı?

Sokaklarda çalışırken itibar kazanmanız gerekir; nasıl orada olunacağını bilmek zorundasınız ve bunu ancak orada bulunarak öğrenebilirsiniz. Yaptığımız hataların sorumluluğunu her zaman üstlendik ve bir şeyler öğrendiğimizi söylemek için yeterince hata yaptığımızı düşünüyoruz. Ayrıca hala erkek ortamında olan altı kadındık, bu yüzden tüm kadınların iş yerinde yaşadıklarını yaşadık. Malzemelerden anlaşmalara kadar her şey ile ilgilendik bu yüzden bizimle çalışanlar çok az kadınsı şeyler yapmamızı izlediler. Birlikte çalıştığımız birçok insanın saygısını kazandık ve bu bizim için çok önemliydi çünkü projenin sağlıklı olduğunun göstergelerinden biri. Projeye dışarıdan da saygı duymak zorundaydık: Yönetici ve bölge değerlendiricilerine sokak afiş sanatımızın örnek resimlerini gösterdiğimizde yüzlerini hala hatırlıyorum ve “Ne demek istiyorsun? O şey kağıt mı?” Ne yaptığımızı ve neden yaptığımızı açıklamakta zorlandık. Projelerimiz zaman alıyor ama kalıcı değiller, çünkü posterler kağıttan yapılmış, bu yüzden kalıcı olmayan bir şey için neden bu kadar çok çalıştığımızı anlamak onlar için zordu. Dolayısıyla kolay olmadı. Yaptığımız şeye inandık ama bizden enerji, yatırım ve zaman aldı.

UNO, CHEAP Sokak Afiş Sanatı Festivali, 2013
Les Enfants Terribles, CHEAP Sokak Afiş Sanatı Festivali, 2014

-CHEAP festivali nasıl planlandı?

Festival formatı için beş edisyon üstünde çalıştık. Diğer yandan bu format, bizim tarafımızdan seçilen uluslararası sanatçılara bir davetiye içeriyordu: onlardan bir mahalle, bir okul veya terk edilmiş bir bina gibi şehrin spesifik bir bölümü için çalışmalarını istedik. Bu sanatçılar bizim tarafımızdan aylar öncesinden davet edildi ve onlar gelmeden önce çalışarak, müdahale edecekleri alanı anlamalarının anahtarlarını verebildik. Bologna’nın nasıl bir şehir olduğunu, sosyal, kültürel ve politik dinamiklerini, çalıştıkları mahallenin nasıl olduğunu ve orada kimlerin yaşadığını açıklamaya çalıştık. Daha sonra sanatçılar, montaj kısmı Mayıs ayı başlarında yapılması planlanan bir proje gerçekleştirdi. Öte yandan festival, sokaklardaki sanatçılara yönelik uluslararası ve tematik bir çağrı yoluyla seçilen bir dizi afişi de beraberinde getirdi. Bu, festivalin çekirdek kısmıydı ve festival formatında devam eden tek bölümdür.

Guerilla Spam, CHEAP Sokak Afiş Sanatı Festivali, 2016

-Sanatçı çağrıları nasıl işliyor?

Çağrının şu dinamiği var: Bir tema buluyoruz, onu neden seçtiğimizi ve bizim için ne anlama geldiğini açıkladığımız yazılı bir metinle onu derinleştiriyoruz. Ayrıca herkesin özgürce başka bir şekilde düşünmesine izin veriyoruz ve sanatçılar bize altı ay içinde, dijital formda bir ila üç poster gönderebiliyorlar. Süre bitiminden sonra Bologna’nın duvarlarına yapıştırılacak afişleri seçiyoruz.

STMTS, CHEAP Sokak Afiş Sanatı Festivali, 2017

-Sanatçı çağrılarını neden sürdürmeye karar verdiniz?

Posterler dünyanın her yerinden geliyor; bu, bireysel anlatılar aracılığıyla, kamusal bir alanda kolektif anlatılar yarattığımızı ve kentsel alanın yeniden sahiplenilmesinin bir biçimi olarak hareket ettiğimizi, aynı zamanda bir sömürgeci sistemden çıktığımız anlamına geliyor. Batılı olma imtiyazına sahip beyaz ve BIPOC (black, indigenous, person of color) kadınlarıyız ve kültürümüzün yorumlayıcı çerçevesinde gördüğümüz bir temayı tanımlıyoruz, ancak çağrımıza cevap veren insanlar farklı yerlerden ve kültürlerden geliyor. Bu anlatıları bir Avrupa şehrinin mekanlarına taşımak, İtalya gibi bir ülkenin hala sahip olduğu sömürgeci bakışı kırdığımız anlamına geliyor. Bu yüzden beş yıl sonra festival deneyimi sona erdiğinde ve başka şeyler yapmak istediğimize karar verdiğimizde, sanatçı çağrılarını sürdürdük.

GUERRILLA SPAM, CHEAP Sokak Afiş Sanatı Festivali, 2017

-Festivali neden bitirmeye karar verdiniz?

Birçok nedeni var aslında. Festival temposuna yetişebilmek ve tüm projeleri takip edebilmek zordu. Bununla beraber farklı şeyler de yapmak istedik. Öte yandan İtalya’da, özellikle Bologna’da, bizi sert bir pozisyona sokan bir durum gelişti. İtalya’da sokak sanatı denen şeyin, araç bakımından olarak soylulaştırma dinamiklerini desteklemek için kullanıldığını ya da daha sıklıkla bir yanda terbiyeyi, diğer yanda kentsel çürümenin hayaletini içeren retorik bir tartışmada gündeme getirildiğini düşünüyoruz. Bize öyle geliyor ki bu, kamu otoritelerine büyük zararlar veriyor. Bu tür bir yaklaşımla karşı karşıya kaldığımızda, bizim farklı bir şey olduğumuzu belirtmemiz gerektiğine karar verdik. Aynı zamanda, Bologna’da özel bir kurumun sponsorluğunda düzenlenen bir sokak sanatı sergisi, sanatçıların haberi bile olmadan, onların eserlerini, bir müzeye koymak üzere sokaklardan kopartılması anlamına geliyordu. Bu hırsızlıktı çünkü sanatçıların eserleri, yasadışı olarak yapılmış olsa bile fikri mülkiyet hakları vardı. Bu nedenle Bologna’da yaşayan ve çalışan en büyük sokak sanatçılarından biri olan Blu, büyük bir jest yapmaya karar vererek, kamusal sanatın özel bir varlığa değil, şehre ve sokaklarına ait olduğunu ilan etmek için tüm duvarlarını griye boyadı.

-O zamandan beri çalışmalarınızda nasıl değişiklikler oldu?

Blu’nun jestinden sonra, festivali bitirmek istediğimize ve şehre, 10 günlük sokak sanatı sunmak istemediğimize karar verdik. Zamanımızın kontrolünü kazanarak, habersiz ve daha akıcı bir şekilde çalışmak istedik. Son dakika projeleri yapmayı, güncel konular üzerinde çalışmayı veya bir proje için iki yıl ayırmayı seçebilirdik. CHEAP’te köklü bir değişiklik yarattı ve ve bunun için çalışan insanların varlığı – artık dört kişiyiz – bize yeni bir enerji verdi.

-Festival formatı sona erdiğinde insanların tepkileri nasıl oldu?

Festivali bir mektupla alenen “öldürmeyi” seçtiğimizde, çoğu insan bizi anlamadı, çünkü çok yüksek bir noktaya ulaşmıştık ve sonunda ulusal bir referans olduğumuz tam o anda formülü kırmaya karar verdik. CHEAP’i takip eden birçok insanın neden üzüldüğünü anlıyorum ancak bizimle birlikte çalışmış olan insanların da halimizden anladığını biliyorum.

-Bu kararınız CHEAP’in bulunduğu çizgiye çok uygun: sabit kalmayan ancak gelişen bir olgu.

Kesinlikle. Birkaç yıldır, birlikte çalıştığımız sanatçılardan oluşan bir kolektif olan Guerrilla Spam, CHEAP’i bir virüs olarak tanımladı: mutasyona uğrayan ve yeni koşullara uyum sağlayan bir şey. Şu anda pek çekici gelmese bile bence bu harika bir tanım.

-Peki, CHEAP bugün nedir? 

Bugün CHEAP, daha çok poster formatı ile çalışıyor. İstersek duvarlara çalışıyoruz istersek de enstalasyon (yerleştirme sanatı) yapıyoruz. Kendimizi sokak sanatından daha çok kamusal sanat sahnesine yerleştirdik. Ayrıca bir tür küratoryel aktivizmi uygulamaya koymaya başladık: bizim için giderek daha fazla bir vatandaşlık alanı olan kamusal alana, belirgin bir şekilde politik ve transfeminist içerik koyuyoruz. Birbiri ile kesişen yaklaşımlar bize, kamusal alanların yeniden tahsis edilmesini, beyazlığı, erilliği, heteronormativiteyi, güçlülük kanunlarına aykırı olan anlatıları kentsel dokuya sunmayı, bedenler ve arzular hakkında farklı bir şekilde konuşmayı, görmeye alışık olduğumuzdan farklı olarak hegemonya karşıtı imgeleri temsil etmeyi öğretti. Şehirlerimiz tarafsız alanlar değil, ancak her gün gördüğümüz cinsiyet, ırk ve sınıf eşitsizliklerini açıkça yansıtıyorlar. 2018 yılından beri de kamusal alan çalışmalarımızın kapsayıcısı içeriği bu oldu.

-CHEAP ile rahatsız edici konuları gündeme getiriyorsunuz. Ayrıca kadınların hoş ve sessiz olmaları gerekmediğini, seslerini kullanabileceklerini ve kullanmaları gerektiğini de. Bundan dolayı hiç sorun yaşadınız mı?

Yerel yönetimden, özellikle kültürel alanda çalışan ve idari mekanizmanın donanımını temsil edenlerden, çalışmalarımıza büyük saygı duyulmaktadır. Siyasi partilerden sayısız saldırı aldık ama onlara asla yer vermedik. Bunu küçük düşürücü buluyorum çünkü içeriğimiz hakkında gerçekten konuşmak istemiyorlar: biz içeriğimiz hakkında konuşmaya çok istekliyiz, ancak alıcı tarafta yüzeysellik, cehalet ve çeşitli fobiler var. Beni rahatsız eden şey şu anda siyasetin, çileden çıkmak için bir sebep, sosyal ağlarda birilerini linç etmek için kullanılan bir günah keçisi bulmak anlamına gelmesi. Sorun şu ki, sosyal ağlarda bulduğumuz kutuplaşma türü, gerçek hayattaki tartışma şeklimizi de etkiledi. Bu şekilde, konuların karmaşıklığı ve derinliği ile uğraşmak imkansız hala geldi. Çoğu zaman bu tür mesajlarla uğraşmak zorunda kaldık ve afişlerde de tehditler, hakaretler aldık.

-Peki ya işinize değer veren insanlar?

Projemize destek veren çok sayıda insan var. Sanal ve fiziksel topluluğun desteği çalışmalarımızın lokomotifi gibi: çalışmalarınız için dayanışma ve takdir almak size anlam katıyor ve düşmanların ve saldırıların varlığını azaltıyor. Zamanla, posterleri bizle birlikte asmak isteyen daha fazla kız oldu ve derneğimizin bir bölümünü buna adadık. İhtiyaç olduğunda Yerel Çete’yi de çalışmalarımıza dahil ediyoruz. Bologna’nın her yerinde CHEAP tulumu giymiş kadınları görebilirsiniz. Bu edimsel bir eylem çünkü kamusal alanı değiştirerek ona yeni bir cinsiyet perspektifi kazandırıyor. Kadınların geceleri şehrin her yerine afiş asarak dolaşabilmeleri başlı başına bir beyandır.

-İtalya’da bağış toplama ve kitle fonlaması konusunda hala büyük bir önyargı var. Projeniz için her zaman bu finansman yöntemlerini kullandınız mı? 

Son zamanlarda İtalya’da ve aynı zamanda büyük kültür kurumlarında bağış toplama konusundaki algı nihayet değişiyor. Bunun önemli bir araç olduğunu ve aynı zamanda bir topluluk aracı olduğunu anlamaya başlıyorlar çünkü sadece para almıyorsunuz, aynı zamanda kültürel mirasa yönelik vizyonunuzu, değerlerinizi ve sorumluluğunuzu da paylaşıyorsunuz. İtalya’nın bağış toplamadaki gecikmesini kapatmaya çalıştığını gördüğüm için mutluyum. Biz bu sistemleri başından beri kullanmadık ama her zaman kendi kendini finanse etme yöntemlerini benimsedik. İştiraklerimizle veya bağış yapmak isteyenlerle, yapılandırılmamış bir şekilde etkinlikler, partiler ve finansman kampanyaları düzenledik. Sonra bir yapı kurduk ve ekonomik açıdan çok basit bir şey yapmaya çalıştık: örgütün kaynaklarını çeşitlendirmek. Her yıl küçük bir kamu katkısı alıyoruz, sermaye ihalelerine katılıyoruz, bir çevrimiçi mağaza açtık, Kurtuluş Günü için yeni bir projeye kitle fonu sağladık ve bağımsız olmak ve platformlarımıza sahip olmak istediğimiz için bilişim teknolojisine yatırım yaptık. Ayrıca üçüncü şahıslar için de çalıştık örneğin, son dört yıldır Bologna belediye tiyatrosu tarafından opera sezonu kampanyası için görevlendirildik. Üniversiteler gibi kurumlar dışında aynı zamanda bağımsız kültürel projeler için çalışıyoruz.

CHEAP: Geçmiş ve Gelecek

-CHEAP’te çalışmanın en iyi yanı nedir?

Bence en iyi şey, birlikte çalıştığımız insanlarla kurduğumuz ilişki. Bazen bir festivale davet ettiğiniz sanatçının harika biri olduğunu öğrenirsiniz. Bir deneyimi ve bir projeyi paylaşırsınız ve işte o zaman dostluk ve saygı başlar. Gerilla Kızlar’ı İtalya sokaklarına ilk defa çıkarttığımızda ABD’deki kızlar çok heyecanlandı. Onların İtalya şubesi olduğumuzu söylediler, davet edildikleri TV şovlarına ve basına fotoğraf ve video göndermeye başladılar ve kitaplarını yayınladıklarında biz de içindeydik. Ertesi yıl, Masini Bulvarı’ndaki duvar için birlikte çalıştığımız Kanadalı sanatçı MissMe ile ortaya çıkardığımız çalışma, imalı bir şekilde F*ck Your Judgment (Yargını S*keyim) olarak adlandırıldı. Projeyi planlama şeklimiz ve ifade ettiğimiz sanatsal yön nedeniyle bu bir atılımdı. Ortaya attığımız konu çok zor olduğu için projeyi bir güçlendirme süreci olarak bir grup çok genç kızı dahil ettik. MissMe, tempolu bir şekilde sokak sanatı yapmaya başladı ve tecavüze uğrayışından kendi sanatsal yolunu yarattı. Tecavüze uğradıktan sonra, bu yıkıcı deneyimle ilgili kendini ifade etmek için sanattan yararlandı: öfkesini, kadınların kendi vücuduna sahip olmaya hakkı olmadığı hissini, çıplaklığını erotik olmayan bir şekilde bir güçlendirici unsur ve politik çıplaklık olarak deneyimledi. Kadın bedenlerine yönelik erotik bakış kadınlara ait değil, erkeklerden gelen bir bakış. Toplumun tecavüze olan bakış açısını sorguladı: Bir kadın bir erkek tarafından tecavüze uğradığında, suçlanması gereken erkek iken ne giydiği, sarhoş olup olmadığı gibi sorularla kadın suçlandı. Sanatı güçlü bir mesaj veriyordu. Daha sonra Bologna sokaklarından geçen kadınlar için büyük bir kurtuluş anı olan Dövüş Fica projesini hayata geçirdik. 25 kadın sanatçıyla gerçekleştirilen yoğun bir kolektif projeydi ve hem şehre hem de küratöryel pratiğimize önemli bir etkisi oldu.

-CHEAP’in her daim gelişen bir olgu olduğunu öğrendik. Peki gelecekte onu nasıl görüyorsunuz?

Bologna’nın dışında şubeleşmeye başlıyoruz. Pandemi olmasaydı Berlin ve Roma’da bazı projeleri bitirebilirdik. Şu anda Padua’daki sanatçılar için geçen yılki çağrıdan bir dizi poster var. Milano’da bir proje düşünüyoruz, Modena ve Roma’da da projeler üzerinde çalışacağız. Konfor alanımızdan çıkmak ve kendimize meydan okumak için İtalya dışında da çalışacağımızı umuyorum.

Çeviri kaynak: https://www.dailyartmagazine.com/cheap-interview-with-sara-manfredi/

Bir Yorum Yazın