Haftanın Tablosu: Yılan Yastığı Bitkisi No. IV, Georgia O’Keeffe, 1930

Georgia O’Keeffe 20. yüzyılın başlarındaki en iyi kadın sanatçılardan biriydi. Ayrıca Amerikan Modernizminin anası olarak anılıyordu. İfade güçlerini artırmak için konuları en saf renklerine ve biçimlerine indirgemede öncüydü. Georgia O’Keeffe’nin en ünlü konuları, büyütülmüş çiçek resimleridir. Yılan Yastığı Bitkisi No. IV, bu çiçek temasını araştıran en ünlü tablolarından biridir. 

Georgia O’Keeffe, Yılan Yastığı Bitkisi No. IV, 1930, Ulusal Sanat Galerisi, Washington

Georgia O’keeffe, çiçek resimleri yapmaya 1920’lerde başladı. Ünlü fotoğrafçı eşi Alfred Stieglitz, O’Keeffe’yi cesaretlendirip yüreklendirmiştir. Stieglitz’in sanat dünyasındaki bağlantıları ile tanınmaya başlamış olsa da, bir sanatçı olarak uzun vadede tanınmasını kendi yetenekleri sayesinde kazanmıştır. Georgia O’Keeffe, çiçekli natürmortlarıyla ünlü 19. yüzyıl Fransız ressamı Henri Fantin-Latour’un bazı tablolarına hayran kaldıktan sonra çiçekleri resmetmeye başladı. Ancak Georgia O’Keeffe, onun tarzını ve konularını taklit etmek yerine, ölçek ve renk açısından daha cesur olmaya kendini zorlayarak daha doygun bir renk paleti ile daha büyük ölçekli çiçek görüntüleri yarattı.

Georgia O’Keeffe, Yılan Yastığı Bitkisi No. IV, 1930, Ulusal Sanat Galerisi, Washington, detay

Yılan Yastığı Bitkisi No. IV, yılan yastığı (Arisaema triphyllum) bitkisinin yan dalının yakından bir görüntüsünü yakalar. Çiçek birçok bahçe çiçeğini kıyasla sıra dışıdır çünkü spadix (etli bir sap üzerinde taşınan başak türü) ve spataya (gonca yaprağı, yen) sahiptir. Spadix resmin alt orta kısmında yer almaktadır ve bej rengi arka planla kontrast oluşturan siyahımsı mavi parmak benzeri bir forma indirgenmiştir. Spata ise çiçeğin kapüşon gibi duran bir parçasıdır. Gayriresmî olarak yastık veya minber denen spata, spadix’i şemsiye benzeri bir koruma ile korur. Spata ile spadix arasındaki kalan alan normalde renkli çizgilere sahiptir ancak O’Keeffe bu alanı siyaha yakın koyu mora boyamıştır. Böylece bej rengi ile yeşil yapraklar arasında güçlü bir kontrast oluşmuş oluyor. Mavi arka plan resmin dört köşesinde öne çıkıyor. Alt kanvasın koyu morları ve üst kanvasın koyu yeşillikleri ile keskin ve canlı bir kontrast oluşturuyor. Çiçek için belli bir siluet oluşturarak Yılan Yastığı Bitkisi No. IV‘ün cesur varlığını güçlendiriyor.

Georgia O’Keeffe, Yılan Yastığı Bitkisi No. IV, 1930, Ulusal Sanat Galerisi, Washington, detay

Georgia O’Keeffe’nin çiçek resimleri, yaratıldıklarından beri tartışma konusu olmuştur. Birçok kişi görsel yanılsamalar yoluyla çiçeklerin, kadın cinselliğini temsil ettiğini söylemiştir. Ressam, yaşamı boyunca, çiçeklerinin açık veya gizli bir cinsel içeriğe sahip olmadığını söylemiştir. O’Keeffe sadece çiçeklerin yapılarının dramını keşfetmek ve şekillerine, dokularına ve ritimlerine odaklanmak istiyordu.

Şiiri doğada ve güzelliği geometride görmeye çalışan Georgia O’Keeffe, sanatsal keşiflerinin bir parçası olarak Yılan Yastığı Bitkisi No. IV‘ü resmetmiştir. Çiçekleri, Wassily Kandinsky’nin görsel patlamalarına veya Piet Mondrian’ın doğrusal mutlaklarına sahip olmasa da, Soyut sanatın sınırları içerisindedir. Diğer çiçek resimlerinin çoğu gibi Yılan Yastığı Bitkisi No. IV‘te de koyu ölçek, azaltılmış renk ve yankılı ritim kullanılmıştır.

Georgia O’Keeffe, çizdiği çiçekleri sadece kopyalamayı değil görsel anlamlarını netleştirmeyi amaçlamıştır. Amerikan Modernizminin anası olarak kabul edilen ressamın bu unvanını, Yılan Yastığı Bitkisi No. IV eseri desteklemektedir.

Kaynak: https://www.dailyartmagazine.com/georgia-okeeffe-jack-in-the-pulpit/

Bir Yorum Yazın