Japon Folklorunda İnari Tilkisi

Japon folkloru ve dini mitolojisi, Tanuki’lerden (rakun köpekleri) ulusun sembolü olmaya devam eden üç bacaklı kargaya kadar antropomorfik ve tanrısallaştırılmış varlıklarla doludur. 

Kitsune (狐 / tilki), Japon tarihindeki hikâyeler boyunca tekrarlanmış bir canlı olmuştur. Genellikle paranormal yeteneklere sahip, zeki yahut da kurnaz bir varlık olarak görünür ve Şinto[1] türbelerinde ikamet eder. Kitsuneler, Japonların yaratılış hikâyelerinde insan dostlarıyla pek derin bir bağa sahip ve esas Kami (Şinto ruhu)’nin tezahürleri olarak tasvir edilirler. 

I. Kitsune Japon Kültüründe Niçin Bu Denli Meşhurdur? 

Kitsune, kültür her veçhede manalı şekilde var olduğundan beri Japon dini kültürünün bir parçası olmuştur. Japonya imparatorluk hakimiyetine girmeden evvel Japonların manevi hayatları daha çok politeistik, animist inançlar ile beslenen göçebe kabileler tarafından telâfî edilmiştir. (Bu inançların müşterek olarak Şintoizm adı altında toplanması İS 6. yüzyılda Çinli Budistlerin ve Konfüçyüsçülerin gelişi ile hâsıl olmuştur.) 

Bu göçebelere göre tüm tabiat canlı ya da cansız, ölü ya da diri ruhlarla bezelidir. Ve takımadalara özgü bir mahluk olup tarih öncesi Japonya’nın sık ormanlarında bolca bulunan tilki, yavaşça mistik bir mana kazanmaya başlamıştır.

© KyotoShrine.com

En aşağı VIII. yüzyılda ve belki de daha evvelinde türbeler kitsuneye adanmıştı yahut daha doğrusu pirinç, hasat, tarım, bereket ve daha fazlasının tanrıçası olan Şinto Kami’nin tilki tecessümlerinden İnari’ye adanmıştır. İnari’nin yaratılışı esnasında beyaz bir tilkinin sırtında Japonya’ya geldiği söylenir.

Efsane şöyledir; ülkeyi çok şiddetli bir kıtlık vurmuştur ve bu kıtlık insanları açlıktan kurtarması için tanrıçayı cennetteki meskeninden tahıllar taşır bir vaziyette insanların dünyasına indirmiştir. 

İS 711’de mitin önemini pekiştirmek adına ilk İnari türbesi Kyoto’da aynı isme sahip İnari Dağı’na dikilir. Kitsuneler, türbelerde koruyucu bekçi olarak görev yapacaklar ve ulustaki fizikî varlıkları sonsuza dek hayırsever tanrıçanın amellerini hatırlatacaktır.

II. Kitsune Neyi Temsil Eder?

© Aichi-Now.jp

Tanrı mefhumu Japonya’da bir hayli mütehavvildir. Ve kitsune tasvirleri de bundan nasibini almıştır. İnari suretindeki kitsune; iyi hasatı, çayı ve sake’yi [2], bereketi ve refahı, kurnazlığı ve zekayı, ticareti ve parayı, hepsi eşit derecede fakat muhtelif şekillerde olmak üzere temsil eder. 

Şinto panteonunun namütenahi olduğuna inanılır lâkin İnari muhakkaktır ki en mühim ruhlardan biridir. Bu sebeple kitsune bütün varlıklar arasındaki en önemli yerde durur. En meşhur tilki tasvirleri İnari türbelerinde bulunur. Ve İnari türbeleri, Japonya boyunca 32,000 adet olup her türden türbelerin yekunun %30’undan fazlasını kaplar.

Bir çift taştan yapılma kitsune, genellikle İnari türbelerinin girişlerinde ya da heykel biçimlerinde olup türbe komplekslerinin içerisinde yer alır. Orada hem ruhlar alemini hem de içeride dua eden kimseleri korumak adına bulunurlar. Karşılığında ziyaretçiler tilkilere adak takdiminde bulunur. Bu adaklar muhtemelen tilkilerin gözde nevâlelerinden olan tofu[3] nevinden olacaktır.

III. Kitsunenin Japon Folklorunda Karşımıza Çıkan Yaygın Tezahürlerinden Birkaçı 

Mitik kitsunenin 13 farklı türü olduğu ve bunlardan her birinin bir elemente tekabül ettiği söylenmektedir: gök, karanlık, rüzgâr, ruh, ateş, yeryüzü, nehir, okyanus, dağ, orman, gök gürültüsü, zaman ve ses. Lakin daha yaygın olarak birbirine tamamen zıt iki tarafa ayrılırlar: nogitsune (kötü) ve zenko (iyi). Bu iki grup dünyadaki ikiliği ve dengeyi temsil eder. 

Bununla birlikte belirli bir kitsunenin iyi olup olmadığı karşılaşılan duruma bağlıdır. Yōkai folklorunda (hayalet hikâyesi), kitsune yaş aldıkça daha mühim yetenekler geliştirir. Hatta bu doğuştan form değiştiricilerin yüz yaşına ulaşınca insan formunu alabileceklerine inanılır. 

Abe no Yasunari Dokuz Kuyruklu Tilkiyi Ortaya Çıkarıyor, Toyokuni III, 1842.

Nogitsune olarak bilinen şeytanî tilkiler hiçbir tanrıya hizmet etmeyen ve ruhlarında hiçbir ilahilik barındırmayan vahşi mahluklardır. İnsan formunu almaları ve bazı durumlarda güçlü erkekleri tuzaklarına çekmek için kendilerini güzel kadınlar olarak sunmaları ile tanınırlar. Yaşam güçlerini ve sadistik eğlencelerini beslemek için genç kızların ruhlarına sahip olan Kitsunetsuki‘den de kabahatlidirler. 

Tilki ve Tanuki Netsuke, Sukenaga, XIX. yüzyıl başları, V&A Müzesi.

Müşfik kitsuneler, Zenko olarak da bilinirler, manevi alemin elçileri ve ruhların reenkarne olmuş halleridir. Genellikle güçlendikçe yeni kuyruklar çıkarırlar. Dokuz kuyruğa ulaştıklarında kürkleri beyaza yahut da altın rengine döner. Buna ek olarak, zamanı ve mekanı bükebilme gibi aklın sınırlarını aşan güçte istidatlar kazanırlar. 

Dokuz kuyruklu kitsunenin üst düzey bir idrak sahibi olduğu söylenir. Böyle bir kitsune dünyada hâsıl olan her şeyi görebilir ve duyabilir. En nihayetinde ise sonsuz bilgiye ulaşır. 

IV. Edebî Metinlerdeki Meşhur Kitsunelerden Bazıları

 © Christopher Kincaid, Gel ve Uyu: Japon Tilkisi Folkloru

Kitsune çokça kamp ateşi hikâyelerinde sunulur. Bunlara her biri nesilden nesile aktarılan Kadirşinas Tilkiler, Tilki ve Tanuki (sonrasında bir manga serisine uyarlanmıştır), Tilkilerin Düğünü ve Tokutaro Tilkiler Tarafından Nasıl Kandırıldı isimli hikâyeler örnek olarak verilebilir. Christopher Kincaid giriş kitabı nevindeki Gel ve Uyu’da bu geleneğin zengin tarihini nükteler ile detaylandırır. 

V. Sanatta Meşhur Kitsuneler

İnro Üstünde Tilki Düğünü, XVIII. yüzyıl sonları, Met Müzesi

Kitsune, sıklıkla cepsiz bir kimono kemerinden sarkan inro[4] yani girift yapıdaki sert çantacıklarda tasvir edilmiştir. Yukarıdaki inro, Japon ikonografisindeki zengin kitsune geleneğini kanıtlayarak Edo dönemine değin uzanır. Tasvir olunan kitsune, arka plandaki türbe ile bağlantılıdır. Kuyruğu izhar olan tilkiye dikkat buyurunuz zira kitsune kuyruğu gerçek bir sembolik önem ihtiva eder ve çok zaman tilkilerin insan formunda iken bunları saklamakta güçlük çektiği söylenir. 

© Kansetsu Hashimoto, Yaz Akşamı,1941, Adachi Sanat Müzesi

Kitsune çoğunlukla tablolarda ve ukiyo-e tahta baskılarda sunulmuştur. Sanatçı Kansetsu Hashimoto, Japon vahşi hayatını yansıtan zarif tabloları ile meşhurdur. Teskin eden nihonga üsluptaki İnari Tilkisi tablosunda Hashimoto, kitsunenin dini öneminden ziyade onun zarifane doğal formuna methiyeler düzer. 

 Tilki kadın Kuzunoha, Tsukioka Yoshitoshi, 1890.

Son büyük ukiyo-e ustalarından biri olan Tsukioka Yoshitoshi (1839 -1892), eserlerinde kitsuneye de yer vermiştir. Ayın yüz çehresi isimli seride kadın kıyafetleri içerisinde mehtaplı tarlalarda sürünen bir kitsuneyi resmeder ve tilkilerin daha haşarı tecessümlerine işaret eder. 

VI. Kitsuneyi Japonya’da Nerelerde Görebiliriz? 

© Fushimi Inari Guide

Fushimi İnari Taisha, yamaçlarda kıvrılan kırmızı torii[5] geçit dizisi ile meşhur olup ülkedeki en ünlü türbelerden biridir. Ek olarak Japonya’daki tilki türbelerinin de doğum yeri burasıdır. Ve bunun anısına tesisin her bir yerine geçitleri koruması ve ibadet eden kimseleri gözetlemesi için taş kitsune serpilmiştir.

Aichi vilayetindeki Toyokawa İnari Türbesi’nde Şinto ve Budist sembolizmi bir ahenk içre var olur. Ayrıca arazide toplanmış binlerce minyatür taş tilki vardır. Pek çok tilki tanrısallıklarının bir işareti olarak kırmızı önlükler giyer yahut da ağızlarında tanrıların habercileri olmalarından mütevellit rollerini imleyen parşömen tomarı tutar.

© Aichi-Now.jp

Aomori vilayetindeki Takayama İnari Türbesi Tokyo’daki mukabili Fushimi İnari Taisha Türbesi’nden nispeten daha küçük ve daha az kalabalıktır. Büyük taştan tilkiler alayı, torii geçitlerine giden yolu işaretler.

Şayet kitsuneyi canlı görmek istiyorsanız, Miyagi vilayetindeki Zao Tilki Köyü’ne gidiniz. Yüzün üzerinde tilki ve birkaç farklı tür, ziyaretçilerin girebileceği rezervde dolaşmaktadırlar. Köyde bir türbe ve tilkileri beslemek için yiyecek satın alabileceğiniz yerler mevcut iken nevbaharda yeni doğmuş bebek tilkileri kucaklamak için de imkânlar vardır. 

DİPNOTLAR:
[1] Şintoizm, (“神”şin/kami  “tanrılar” yahut “ruhlar” ve “道” tō/michi “yol”> “tanrıların yolu” > 神道 Shintō > kami-no-miçi) Japonya’nın yerel dini olan Şinto (Şintoizm), tarih öncesi çağlardan kalma animistik inanç şekillerinin -Taoist, Budist ve Konfüçyüsçü unsurların da etkisiyle- Antik Çağ’larda şekillenmeye başlayan modern biçimidir. Tarihî açıdan bakıldığında Ural-Altay halklarına ait animistik kökenli Şamanizm öğretisinin Japon adalarındaki uzantısı olarak da görülebilir. Bundan dolayı Şinto öğretisine ait pek çok unsurun eski Türk dinleri gibi Orta Asya kökenli dinlerde de karşılığının bulunduğu görülür. Şinto aslen Çince (şen-tao) bir kelimedir ve “tanrıların yolu” anlamına gelir. Japonca karşılığı “kami-no-miçidir. Japon dinî metinlerinde, Japonlar’ın geleneksel dinlerini VIII. yüzyıldan itibaren Japonya’da hızla yayılan Budist inancından ayırmak amacıyla bu Çince söz benimsenmiştir (https://islamansiklopedisi.org.tr/sintoizm, Erişim Tarihi: 27.03.22).
[2] Sake, Japonların ulusal içkisidir. Pirinç ve tahıl tozundan yapılır.
[3] Tōfu (豆腐), (“豆” soya ve “腐” pıhtı> “豆腐” tōfu) haşlanmış soya fasulyesinden elde edilen ve asit ya da tuzlu bileşiklerle kestirilerek ortaya çıkarılan soya peyniridir.
[4] İnro (印籠), kimonoda bele takılan obi’den (kuşak) sarkıtılan ve küçük nesneleri tutmaya yarayan geleneksel Japon kınıdır. Genellikle lake gibi muhtelif malzemeler ve maki-e nevinden teknikler ile bezeli olup diğer Japon lake eşyalarından daha süslüdürler.
[5] Torii (鳥居), Şinto tapınaklarının girişinde yahut da içerisinde bulunan geleneksel bir Japon kapısıdır ve bu dünyadan öbür âleme geçişi temsil eder.

KAYNAKÇA: https://japanobjects.com/features/kitsune

Bakanlar bana gölgemi görürler...

Bir Yorum Yazın