”JOKER” FİLMİ AKIL HASTALARINA KARŞI ÖN YARGIYI ARTTIRDI MI?

Joker” filmi birçok ödül kazanmış ve gişe rekorları kırmıştır fakat yeni bir çalışma, ayrıca akıl hastalarına karşı ön yargıyı arttırıp arttırmadığını sorgulamaktadır.

Araştırmacılar, Joker‘in yayınlanmasından hemen sonra filme giden kişilerin akıl hastalarına karşı duygularında olumsuz bir artış olduğunu gözlemlemiştir. Bunun tersine, aynı şekilde şiddete eğilimli fakat akıl hastalığına dair bir öğe içermeyen filmleri izleyen kişilerde pek bir değişiklik görülmemiştir.

24 Nisan’da JAMA Network Open dergisinde yayınlanan bulgular, ”Joker” hakkındaki endişeleri arttırmıştır.

Film; Batman’in düşmanının akıl hastalığını, kötü tıbbi tedavi ve zorbalıkla mücadele ettiği geçmişini anlatmaktadır. Fakat karakterin esas kaderi, şiddete düşüşü, tartışmaya neden olmuştur. Eleştirmenler; filmin epeydir devam eden akıl hastalarının sıklıkla tehlikeli olduğu yanlış düşüncesini kışkırtıp kışkırtmadığını sorgulamışlardır.

Yeni Zelanda Otago Üniversitesi’nde psiklolog olan çalışmanın yazarı Damian Scarf, “İş, akıl hastalığına geldiğinde medya çoğu insan için bilginin kaynağıdır. Bu, medyanın halkın akıl hastalığıyla ilgili görüşlerini olumlu ve olumsuz yönlerde şekillendirebileceği anlamına gelmektedir.”

Scarf ve meslektaşları, ”Joker”in izleyicilerin bakış açılarını her iki yönden de etkileyip etkilemediğini anlamaya karar verdiler.

2019’un sonlarında Yeni Zelanda’da bir sinema salonunda 164 yetişkini ”Joker” veya ‘‘Terminatör: Kara Kader” filmini izlemeleri için rastgele seçtiler. Filmi izledikten önce ve sonra katılımcılar akıl hastalarına karşı ön yargıyı ölçmek için bir anket tamamladılar.

Çalışmada diğer filmi izleyenlerin önceki ve sonraki cevaplarında bir değişiklik görülmezken ”Joker”i izleyenlerin sonraki cevaplarında daha fazla ön yargı gösterdiği bulunmuştur.

Scarf’a göre insanların düşüncelerindeki âni değişim şaşırtıcı değildir. ”Joker, akıl hastalarının ön görülemez ve şiddete eğilimli olduğu klişelerine oynamaktadır.” Fakat bu değişmiş algıların gerçekten kalıcı olup olmadığı başka bir sorudur.

Scarf, ”Eğer film, kişinin bu tür bilgilere maruz kalmasının tek yolu olsaydı, zamanla ön yargının artmasını beklerdim. Fakat akıl hastalarını şiddete eğilimli kişiler olarak anlatan haberler yaygın olmayan bir şey değildir. Ve bu zamanla etkisini koruyabilir.” şeklinde düşüncelerini belirtmiştir.

Joker, dünya çapında 100 milyondan fazla seyirci çekerek 1 milyardan fazla kazanan, 18 yaşından küçük çocuklara uygun olmayan ilk film olmuştur.

Scarf’a göre akıl hastalığında nasıl yanlış bilgi verilebileceğini anlamak önemlidir. ”Akıl hastalarının büyük çoğunluğu ön görülemez veya şiddete eğilimli değildir. Onların ön yargılarla uğraşmak zorunda kalmadan hayatlarına devam etmeleri için yeterince zor zamanları var.” demiştir.

Arlington’daki kâr amacı gütmeyen Akıl Hastalıkları Ulusal İttifakı’nın tıbbi direktörü Dr. Ken Duckworth bu çalışmanın sınırlamaları olduğunu söylemiştir. ”Bu çalışma küçük, tek şehirle kısıtlanmış ve insanların uzun süreli düşüncelerini ölçmeyen bir çalışmadır. Ayrıca bunun insanların davranışlarını değiştirip değiştirmediğini bilmiyorsunuz.” diyerek filmin akıl hastalığı tasvirinde yararlı olmadığını eklemiştir.

Duckworth’a göre “Akıl hastalığının şiddetle olan ilişkisi eski bir Hollywood klişesidir. Gerçek, şiddetin büyük çoğunluğunun akıl hastalığıyla bir ilgisi yoktur. Şiddetin çoğunluğu öfkeli insanlar tarafından meydana getirilir. Buradaki kaygı bu eski klişelerin, bazı akıl hastalarının yardım almasını önleyecek olmasıdır.”

Scarf diğer taraftan, medyadaki akıl hastalığının gerçekçi tasvirinin yardımcı olabileceğini söylemiştir. Araştırmacılar, bazı belgesellerin yayınlanmasından sonra ön yargının azalmış olduğunu görmüştür.

Joker’in hastalığını belirten kartı

Joker filminden bir alıntı ile bitirelim yazıyı.

Bir akıl hastalığına sahip olmanın en kötü yanı, insanların böyle bir şey yokmuş gibi davranmanı beklemesidir. “Joker” (2019)

Kaynak: https://medicalxpress.com/news/2020-04-movie-joker-prejudice-mentally-ill.html

Beykent Üniversitesi mütercim tercümanlık bölümü öğrencisiyim. Sanatla çoğalıyoruz çoğaldıkça güzelleşiyoruz.

Bir Yorum Yazın