Küçük Prens’in Yazarı Antoine de Saint-Exupéry’de Bir Dostu Kaybediş Üzerine

Küçük Prens’in yazarı Antoine de Saint-Exupéry’nin bir dostu kaybediş üzerine yazdığı Yel, Kum ve Yıldızlar adlı kitabının inceleme yazısını derledik sizler için.

 “Eski dostlar bir anda oluşmazlar. Hiçbir şey ortak hatıraların, üstesinden birlikte gelinen dertlerin, kavgaların, barışmaların ve zengin duyguların değeriyle eşleşemez.”

” Bir kişiyi dostluğunuza kabul edip etmeyeceğinizi uzun süre düşünün; fakat kabul etmeye karar verdiğinizde, onu tüm kalbiniz ve içtenliğinizle karşılayın.” Seneca

Ruhunuzda böylesine candan kabul ettiğiniz bir dostu kaybetmek hayatın en yıkıcı ızdıraplarından birisidir. Kaybın şekli ne olursa olsun —ölüm, uzaklık, bağlılığı ve kalbe kazınan sevgiyi yitirme çeşitleri— bu hayatın en yıkıcı kederlerinden birisidir. Aynı zamanda da hayatın en katıksız çaresizliklerinden birisi. Hepimiz öyle ya da böyle sevdiğimiz bir dostumuzu kaybedeceğiz.

Hiç kimse bu çaresizliğin şaşkınlığını ​Küçük Prens‘in yazarı Antoine de Saint-Exupéry’nin (29 Haziran 1900 – 31 Temmuz 1944) ​Yel, Kum ve Yıldızlar‘da dile getirdiği kadar güzel bir şekilde ifade edememiştir. Otobiyografik hikâyelerinin, felsefî araştırmalarının ve varoluşun doğası hakkındaki şiirsel tefekkürlerinin bu çok değerli derlemesi, Saint-Exupéry’nin en yakın arkadaşına adadığı belki de şimdiye dek yazılmış en güzel kitap ithafı olan ​Küçük Prens‘ten dört yıl önce, tam İkinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde yayımlanmıştır.

                                                                                              Yel, Kum ve Yıldızlar

Hayat penceresinden bir pilot olarak bakan Saint-Exupéry, pilot arkadaşlarını savaş yahut kaza hasebiyle kaybedişin müşterek tecrübesini o acı tadıyla değerlendirir. Dost kaybına, bu kaybediş hangi koşulda olursa olsun, evrensel bir anlayış getirdiği bir pasajında şöyle yazar:

“Yavaş yavaş… Arkadaşlarımızın kahkahalarını bir daha asla duyamayacağımız bu bahçenin sonsuza dek bize karşı kilitlendiği anlaşılıyor. Ve tam bu anda belki paralamayan fakat birazcık acıtan hakikî matemimiz başlıyor. Gerçekten hiçbir şey dostun yerini tutamaz. Eski dostlar bir anda oluşmazlar. Hiçbir şey ortak hatıraların, üstesinden birlikte gelinen dertlerin, kavgaların, barışmaların ve zengin duyguların değeriyle eşleşemez. Bu, sabahleyin bir meşe palamudu dikip öğleden sonra meşe ağacının gölgesinde oturmayı ümit etmek gibi yersizdir. 

Böylece hayat devam ediyor. Yıllarca tohum ekiyoruz, kendimizi zengin hissediyoruz ve daha sonra zamanın görevini yerine getirdiği ve fidanlığımızın seyrekleşip cılızlaştığı diğer yıllar geliyor. Birer birer dostlarımız gözden kayboluyor ve bizleri silüetlerinden mahrum bırakıyorlar.”

                                                                                         Antoine de Saint-Exupéry

Üç yıl sonra Saint-Exupéry, ​Küçük Prens‘in son sayfalarında bu varoluşsal keder için en şiirsel teselliyi sunacaktır. Bir dostu sevmenin kendiliğinden gelen muhteşem armağanıyla aynı dostu kaybetmenin çaresizliğini uzlaştırmakla ilgili olan kitabın son bölümlerinde, gezegenine geri dönmek için ayrılmak üzere olan Küçük Prens, kendisini ve onun altın gülüşünü kaybetmek istemeyen kederli pilota şöyle der:

” Herkes yıldızlara sahiptir… Fakat yıldızlar, farklı insanlar için aynı şeyi ifade etmezler. Gezginler için yıldızlar, yol göstericilerdir. Kimileri için onlar yalnızca gökyüzündeki küçük ışıklardan ibarettir. Bilim adamları için yıldızlar çözülmesi gereken problemlerdir. Bahsini ettiğim iş adamına göre ise zenginlikten başka bir şey değildir yıldızlar. Fakat bütün bu yıldızlar suskundur. Sen, yalnız sen, kimsenin sahip olamayacağı yıldızlara sahip olacaksın… Bu yıldızların birinde ben yaşıyor ve gülüyor olacağım. İşte bu yüzden geceleri gökyüzüne baktığında bütün yıldızlar sana gülüyormuş gibi gelecek… Bir gün kederin son bulunca (zaman tüm üzüntüleri hafifletir) beni tanımış olduğun için sevineceksin. Sen her zaman benim dostum olacaksın. Benimle birlikte gülmek isteyeceksin. Bu yüzden bazen pencereni sırf bunun için açacaksın… Dostların gökyüzüne bakıp güldüğünü gördüklerinde şaşıp kalacaklar!”

                                       Saint-Exupéry’nin Küçük Prens için yapmış olduğu orijinal sulu boyalarından birisi

Aylar sonra, dostlarının ve onu kitapları vasıtasıyla sevmiş milyonlarca kişinin büyük üzüntüsüyle, Saint Exupéry keşif vazifesindeyken Akdeniz’de kaybolan son pilotlardan biri olacak ve yıldız tozu sessizce onu oluşturan yıldızlara geri dönecektir.

Kaynak: https://www.brainpickings.org/2019/05/28/antoine-de-saint-exupery-wind-sand-and-stars/

Gazi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği hazırlığı henüz bitirdi. Sıklıkla okur, arada yazar, bazen çizer. Bastığı yerleri toprak diyerek geçmeyip tanımaktan ve tanıtmaktan keyif alır. :)

Bir Yorum Yazın