SEN, ORHAN VELİ

Okuduğu okullar, sosyal yaşantısı gibi sıradan bir şekilde öğrenmeyeceğiz Orhan Veli’yi. Onu, onun şiirleriyle çözümleyeceğiz. Kendisinden Bir Garip Orhan Veli diye bahseder, aslında kim olduğunu merak edenler için yazdığı ‘Ben Orhan Veli’ adlı şiiri vardır.

Zamanında herkesin kafasında soru işareti bırakan Garip akımıyla, yine herkese alttan mesajlar içeren şiirleriyle çok meşhurdur. Kitabe-i Seng-i Mezar şiirinde ‘Süleyman Efendi’ ismi altında Kanuni Sultan Süleyman’dan başlar ve ‘to be or not to be’ göndermesiyle Hamlet’e kadar uzanır. ‘Kuyruklu Şiir’ şiirinde de Nazım Hikmet’e gönderme yapmaktan geri durmaz.

Tütüne başlamasına, memuriyetinden istifa etmesine, aşık olmasına sebep olan, şiir yazma hastalığını nüksettiren o güzel havalar nerenin havaları acaba? (Güzel Havalar-4.1940)

Şiirlerinde yeri geldiğinde sürrealizmi hissettirir (Dalgacı Mahmut-3.1949), tezatlıklarla toplumsal koşullanmışlıklara göndermeler yapar (Cımbızlı Şiir), sokakta giderken gülümsediği için deli sanıldığını düşündükçe gülümser (Sokakta Giderken) ya da esvabını yenileyince geçmişte kalanlara eskisi kadar kıymet vermez (Pazar Akşamları).

Sevdaya Tutulmasına şaşırıp ‘’Ben de mi böyle olacaktım’’ diye kendi kendisini sorgulayan (Sevdaya mı Tutuldum -4.1939), Üsküdar’da ‘Kazım’ım’ türküsünde efkarlanan (Efkarlanırım-9-1940), o kadar sayıp dökmesine rağmen hayattan umudunu yitirmeyen bir garip Orhan Veli işte..

‘’Ama gene de

Gene de güzel günler geçirebilirim

Geçirebilirim bu mavilikte’’

Bu mavilikte güzel günler geçirmeniz dileğiyle..


Yazan: Elif Öngün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir