Tarihin En Güçlü Kadınlarından Mısır Kraliçesi Kleopatra

Yıl, M.Ö 69. Yer, Mısır’ın İskenderiye şehri. Kleopatra’nın dünyaya geldiği yer.

18 yaşına geldiğinde ani bir şekilde babasını kaybeden Kleopatra, hiç vakit kaybetmeden 10 yaşındaki erkek kardeşi ile evlendirildi. Mısır geleneği olan bu olay, firavunun ölmeden önce tahtına geçecek çocuğunu seçmediği durumlarda iki kardeşin birbiriyle evlenerek ülkeyi birlikte yönetmesiyle sonuçlandı.

Kleopatra ile kardeşinin evlenmesi, sarayın karanlık isimleri tarafından pek iyi karşılanmayacaktı. Kleopatra’yı tehdit olarak gören sarayın bu düşman yüzleri, erkek kardeşini kışkırtarak Kleopatra’yı Suriye’ye sürgüne göndermesini sağlayacaklardı. Kaldığı evde, dışarıya adım atmamak koşuluyla hizmetçileri ile birlikte yaşamasına izin verilmişti. Ancak çok uzun bir süre yaşayacağından emin olmayan Kleopatra, kardeşinden daha güçlü biriyle ittifak kurmalı ve gücüne güç katmalıydı.

O günlerde Kleopatra’nın kulağına bir haber geldi. Mısır’a, dünyanın en güçlü insanlarından biri ayak basmıştı. Gelen kişi Jül Sezar (Gaius Julius Caesar)’dan başkası değildi. Kendisi, tarihin en büyük askeri zaferlerinden bazılarının sahibi, Roma diktatörü ve şüphesiz, dönemin önde gelen önemli isimlerinden biriydi.

Kleopatra bu büyük isimle görüşmeli ve güçlerini birleştirmenin bir yolunu bulmalıydı. Ama bunu yapması bir hayli zordu. Eğer evden çıkar da yakalanırsa, Nil timsahlarının gazabıyla karşı karşıya kalacaktı.

Kleopatra’nın harika bir fikri vardı. Sezar’ın sarayına, taşınan eşyaların arasına gizlenerek girebilirdi. Anlatılanlara göre Kleopatra, hizmetçileri tarafından bir halıya sarılmış ve bu rulo halindeki halı Sezar’ın önünde açılmıştır. Bu görüşme sayesinde Kleopatra hem Mısır’ın firavunluğunu devralacak hem de Sezar’ın kalbini çalacak böylece evleneceklerdi. Böylece tahttaki erkek kardeşi de bu olayların sonucunda öldürülüp Nil Nehri’ne atılacaktı.

Sezar’ı güzellikle etkilemek pek kolay olmayacaktı. Çünkü kendisi hem zeki hem de güçlü bir kişilikti. Fakat Kleopatra güzel olduğu kadar Akdeniz’in en zenginiydi ve Mısır Arapçası dahil 7 dil bilmekteydi. Zeki, zengin, güzel ve kültürlü olan Kleopatra, Sezar’ın kalbini böyle çaldı. Artık Kleopatra hem Mısır’ın firavunuydu hem de Sezar gibi güçlü bir insanın eşiydi. Sezar’dan bir çocuğu olan Kleopatra, doğumdan sonra Roma’yı ziyarete gitti. Roma halkı Kleopatra’yı sevmediler hatta ona, “Nilden gelen kraliyet fahişesi” dediler. Aslında Roma halkı gizliden gizliye Kleopatra’ya hayranlık duyuyordu.

Alexandre Cabanel, Kleopatra

Roma’da verdiği davetlere devlet adamları ve sosyetenin önemli isimleri katılırdı. Tam Kleopatra için işler yoluna girdi derken, gelen ani haberle birlikte her şeyi altüst oldu. Sezar, eski arkadaşlarından Marcus Junius Brutus’un önderliğindeki İmparatorluğu eski işleyişine kavuşturmayı hayal eden bir grup senatör tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü. Kleopatra’nın kocası ölmüştü. Sıra her an ona gelebilirdi. Bu sebepten dolayı gemisiyle gizlice Mısır’a gitti.

Suikastın ardından Roma İmparatorluğu bir iç savaşa sürüklenmiş durumdaydı. Mısır, Roma’nın arka bahçesi sayılacak kadar önemli bir konumdaydı. Roma’daki iç savaşın taraftarları Octavian (Sezar’ın yeğeni ve resmi evlatlığı) ve Marcus Antonius arasında ikiye ayrıldı. Marcus Antonius, Sezar’ın en yakın generaliydi. Antonius çok sevilen, zeki, esprili ve hayalperest bir erkekti.

Octavian’a karşı kendine Doğu’da müttefikler aramak için Mısır’a gitti. Kleopatra bu durumu iyi değerlendirecekti. Tarihi bilgilere göre Kleopatra Antonius’u etkilemek için inanılmaz partiler düzenlemiştir. Antonius, Kleopatra’dan etkilenmişti fakat bunun sebebi Kleopatra’nın güzelliğinden ya da düzenlediği partilerden değildi. O, Mısır’ın yaşam tarzına hayran kalmış ve Kleopatra’yı tanrıların soyundan gelen bir kadın olarak görmüştü. Diğer bir önemli sebep ise Kleopatra’nın yanına alacağı en önemli müttefik olmasıydı. Kleopatra da Antonius’a âşık olmuştu.

Kleopatra’nın Ölümü, 1755, Louis Jean Francois Lagrenee I

Roma İmparatorluğu’na karşı birlikte savaşa girdiler. Bu savaş hem karada hem de denizde sürecek önemli bir savaştı. Bu ikili, Türkiye’nin Ege kıyılarında yürümüş, Akdeniz’in azgın sularında da savaşmışlardır. Ancak Octavian’ın gemileri tarafından Yunan denizinde kuşatılmışlardı. Tek çözümün ölüm gibi göründüğü bu durum, Kleopatra’nın ortaya koyduğu dâhiyane fikirle çözülecekti. Bu da kendi gemilerini birbirlerine bağlayarak akıntının etkisiyle Roma gemilerine çarpıp kuşatmayı yarmaktı. Bu plan başarılı bir şekilde sonuçlandı.

Az can kaybı ile Mısır’a dönen ikili için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Roma İmparatoru genç Octavian asla peşlerini bırakmayacaktı. Genç İmparator, Antonius’a bir mektup yolladı. Mektupta, ona eşi olması için kız kardeşini verdiğini ama onu Kleopatra ile aldattığını söylüyor, Kleopatra’yı aşağılıyordu. Bu mektup ikilinin hayatını değiştirecek kadar önemli bir güce sahibti. Eğlence hayatlarına devam eden Antonius ve Kleopatra, sonlarının geleceğinin farkındaydılar. Antonius ve Kleopatra bir karara vardılar, kimsenin önünde eğilmeden onurlu bir şekilde intihar edeceklerdi.

Kleopatra ve Antonius İntiharKleopatra ve Antony’nin ölümünün minyatürü

Antonius kendi bıçağını karnına batırarak intihar etti. Ölmeden önce mezarının sevdiğinin yanında olmasını vasiyet etmişti. Kleopatra ise bir kobra tarafından ısırılarak ölecekti. Onun da vasiyeti sevdiği adamın yanına gömülmekti. Antonius ve Kleopatra’nın istekleri İmparator Octavian tarafından kabul edildi ve yan yana gömüldüler.

Antonius ve Kleopatra’nın mezarlarının yeri bugüne değin bir sır olarak kalmıştır. Kleopatra, Mısır’ın son firavunu ve dünyada yaşamış en güçlü beş kadından biri olarak kabul edilmektedir.

39 yaşında ölen Kleopatra ile birlikte Mısır hanedan defteri kapandı. Böylece Mısır 2000 yıl boyunca başka ülkeler tarafından yönetildi.

Frederick Arthur Bridgman, Kleopatra Terasta, 1896

“Sevmedim bu “öyle ama”yı; bozuyor güzel başlangıcı.
Dili tutulsun bu “öyle ama”nın!
Canavar bir katili dışarıya salıveren
Bir zindana benziyor bu “öyle ama”.

-Antonius ve Kleopatra- William Shakespeare (sayfa 51)”
Yararlanılan kaynaklar: 
https://youtu.be/TFV1RLE-jdU
https://tr.m.wikipedia.org/wiki/VII._Kleopatra

Hiçbir şeyi net olarak bilmiyorum; ama yıldızlara bakmak düş kurmamı sağlıyor. Vincent van Gogh

Bir Yorum Yazın