Yevgeni Zamyatin Kimdir? Hayatına ve Eserlerine Bir Bakış

Yevgeni Zamyatin, tam adı Yevgeny Ivanovich Zamyatin’dir. Zamyatin, ayrıca Zamiatin olarak da okunur. 1 Şubat 1884’de Rusya’nın Tambov şehrine bağlı Lebedyan adlı ilçesinde dünyaya gelmiş; 10 Mart 1937’de Paris’de ölmüştür. Zamyatin, Rus romancı, oyun yazarı ve hicivcisidir. Aynı zamanda, devrim sonrası döneminin en parlak ve kültürlü zekâlarından birisi ve benzersiz bir modern tür olan Distopik romanın yaratıcısıdır. Zamyatin’in deneysel üslupçu ve Avrupalı aydınların çok uluslu-hümanist geleneklerinin bir temsilcisi olarak etkisi Sovyet edebiyatının en erken ve yaratıcı döneminde çok büyüktü.

St. Petersburg’da gemi inşaat mühendisi olarak eğitim alan Zamyatin, bilimsel kariyerini yazısıyla birleştirdi. İlk eseri, Uyezdnoye (1913; Bir Taşralı Hikâyesi) taşra hayatını ağır bir hicivle anlatır. Diğer eseri, Na Kulichkakh (1914; Dünyanın Sonunda) çarlık rejiminin sansürcüleri tarafından ayıplanan askeri hayata dair bir saldırıyı dile getirir. Zamyatin mahkemeye çıkarılmış ve suçsuz bulunmasına rağmen bir süre yazmayı bırakmıştır. I. Dünya Savaşı boyunca İngiltere’de buz kırıcılarının inşasını denetledi. Orada, Ostrovityane (1918; Adalılar) adlı hikâyesini kaleme aldı. Bu hikâyede, İngiliz hayatında gördüğü ahlâksızlığı ve duygusal baskıyı hicveder. 19172’de Rusya’ya geri döndü.

Müzmin bir muhalif olan Zamyatin 1917 Rus Devrimi öncesinde Bolşevikti, ama sonrasında parti ile bağını kopardı. Edebî siyasete yönelik ironik eleştirisi, onu devlet desteğinden uzak tuttu. Fakat sanatsal inancı sayesinde hiçbir inancı olmayan zeki genç nesil yazarların oluşturduğu bir grup olan Serapion Kardeşler’de itibarlı bir danışman oldu. Adını 14. yüzyılda Rusya’yı istila eden generalden alan Mamay (1921) ve Peshchera (1922; Mağara) gibi hikâyelerde, Zamyatin devrim sonrası Petrogard’da insanlığın acımasızlığının nasıl arttığını gözler önüne seriyor. Tserkov Bozhiya (1922; Tanrı’nın Kilisesi) katliama bağlı gücün doğruluk iddiasında bulunamayacağını anlatan alegorik bir hikâyedir. Ya Boyus (1921; Korkuyorum) adlı denemesi ise devrim sonrası edebiyatın nasıl bir durumda olduğunu kısa ve öz bir şekilde incelenir ve âdeta kehanet niteliğindeki şu yargıyla sona erer: “Korkarım ki Rus edebiyatı için muhtemel tek gelecek onun geçmişidir.” Bu süreçte Zamyatin en iyi kısa hikâyelerini yazmıştır.

En iddialı eseri olan, My (1920’de yazıldı; Biz) romanı el yazması şeklinde dağıtılsa da Sovyetler Birliği’nde 1988’e kadar yayımlanmadı (İngilizce çevirisi 1924’de Amerika’da ve orijinal Rusça metin ise 1952’de New Yok’da piyasaya çıktı). Roman, işçilerin cam evlerde oturdukları, insanların isimlerden ziyade numaralara sahip oldukları, tamamen aynı üniforma giydikleri, kimyasal yemeklerin yendiği ve kısıtlı bir cinsel hayatlarının olduğu “Tek Devlet” hayatını tasvir ediyor. Halk, oybirliğiyle ve sürekli olarak tekrar seçilen “Velinimet” tarafından yönetiliyor. Genellikle bilim kurgu olarak sınıflandırılan Biz, Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünya (1932) ve George Orwell’ın 1984 (1949) kitabının edebi atasıdır.

Biz’in yurt dışında yayımlanması 1929’da birçok yazara karşı başlatılmış olan baskıcı kampanyanın nedenlerinden biriydi. Zamyatin, Rus Proleter Yazarlar Birliği’nden ayrıldığını duyurdu ve bütün kullanışlı amaçlar için Sovyet bir yazar olarak bilinmeyi bıraktı. Artık kitapları basılmıyordu. 1923’de yazmaya başladığı ve tiyatroda başarıyla koştuğu oyunları da oyun listesinden kaldırıldı. 1931’de, Sovyet lider Joseph Stalin’e başvurusundan sonra, yazar Maxim Gorky’nin aracılığı ile Zamyatin’e uzun bir süre süre yurt dışında kalması için Sovyetler Birliği’nden ayrılma izni verildi. Hayatının geri kalanında Paris’te yaşadı. O yıllarda edebi olarak üretkenliği çok azdı.

Kaynakça: https://www.britannica.com/biography/Yevgeny-Zamyatin

Bir Yorum Yazın