Animelerden Tanıyabileceğiniz Sahneler: Hasui Kawase’nin Muhteşem Ağaç Baskıları

Hasui Kawase (1883-1957), 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında Japonya’nın en önemli ve en üretken baskıcı ve sanatçılarından biriydi. Shin-ga (yeni baskılar) hareketinin önde gelen ressamlarından biri olarak baskılarında ve sulu boyalarında eşsiz ve canlı bir stil yaratmak için geleneksel konuları batı çizgileriyle resmetti. 40 yıllık kariyerinde 620 baskıyla yarattığı Japonya’nın güzel manzaraları, hem eski nesil ağaç baskı sanatçılarına hitap ediyor hem de popüler anime ve filmlerden sahneler hatırlatıyor.

Hasui Kawase’nin imzalı fotoğrafı, 1939.

Kawase, erken yaşlardan beri bir sanatçı olmak istedi. Aslında ilk manga dergisini çıkaran ve aynı zamanda bir yazar ve gazeteci olan Kanagaki Robun’un yeğeni olduğundan dolayı, sanatçılık yeteneği aileden geliyor gibi görünüyor. Kawase genç bir adamken geleneksel fırça boyama sanatını öğrenmeye ek olarak ustaların ağaç baskılarını taklit ettiği sanatçı Aoyagi Bokusen’in okuluna gitti. 

Daha sonra, övülen sanatçı Kiyokata Kaburagi’ye kendi tarzını öğretmesi için ulaştı fakat onun yerine Batı tarzında çalışmaya teşvik edildi. Günlük yaşamdan ve manzaralardan oldukça etkilenmişti ve eserlerinin çoğu 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında kitaplarda ve dergilerde yayınlandı. En popüler baskıları, 1920’lerden itibaren Japonya’ya ziyareti sırasında yaptığı çeşitli çizimler ve küçük sulu boya tablolarına dayanan neredeyse sadece doğa manzarası, şehir manzarası baskıları ve sulu boyalar üzerinde çalıştığı zamana dayanır. 

Hasui Kawase, Tokyo’dan 12 Sahne’den Terashima Köyünde Akşam Karı, Şikago Sanat Enstitüsü, Şikago, İllinois, ABD. Wikimedia Commons.

20. yüzyılın başlarında Japonya’nın çoğu, sanayileşmenin sonucunda büyük ölçüde kentselleşmeye gitti. Kawase, daha sakin ve doğal Japonya tasvirleriyle bu endüstriyel büyümeye kırsal beldeler resmederek karşı koymaya çalıştı.

Kawase’nin baskılarında ilgi çekici olan şey, doğayı en güzel hâlinde ortaya koymak için baskıdan daha çok guaj ve yağlı boya tabloları gibi gözüken koyu ve yoğun renk kullanımıdır. Dahası birkaç baskı, perspektif kullanımları, özellikle doğa ve insan yapımı yapıları çevreleyen manzarayla birlikte uyum içinde ortaya konulmasıyla günümüz animelerini andırıyor.

Amakusa’dan Görünen Unzen Dağı ve Komşum Totoro

Amakusa’dan Görünen Unzen Dağı, Kawase’nin kariyerinin zirvesinden eski bir ağaç baskıdır. Bu baskı, hepsi 1922-1926 arasında yapılan Japonya’nın Seçili Manzaraları adlı son derece başarılı bir seriden gelir. Kawase tarzının tipik bir örneği olarak, canlı renkler ve derinlik tabakaları kullanarak Japonya’nın kırsal bir bölgesinin güzel bir manzarasını resmetti. 

Farklı tonlarda yeşillerin ve toprak yolların kapladığı yeşillik alandaki tarla üzerine tarlalar eserin çoğunu kaplıyor ve seyirciye 20. yüzyılın başlarındaki sanayileşme ve modernleşmeden el değmemiş bir Japonya’yı gösteriyor. Amakusa şehri küçük adalardan oluştuğu için Kawase seyirciyi, bu doğal ortamda huzur duygusunun artmasına sebep olan sakin mavi denizi ve uzaktaki dağları görebilen bu adalardan birinin eşiğinde bırakıyor. Uzaktaki figürler bize, onların kim olduğunu ve böyle güzel bir doğanın tadını çıkarabildikleri için ne kadar şanslı hissetmeleri gerektiğini düşündürüyor. 

Bu kırsal manzara, Oscar kazanmış Stüdyo Ghibli’nin arkasındaki kişi Hayao Miyazaki tarafından yazılmış ve yapılmış Komşum Totoro (1988) filminin çoğunda gösterilmiştir. Bu film, orada bir hastanede yatan hasta annesine yakın olmak için babasıyla birlikte kırsal kesime taşınan 2 kızın hikâyesini anlatır. İki kız kardeş, başlarda yeni evleri itibariyle endişeli olsalar da kendilerine inanmaları ve doğayı korumalarını öğreten civardaki orman koruyucusu Totoro ile tanışırlar. 


Hasui Kawase, Japonya’nın Seçili Manzaraları’ndan Amakusa’dan Görünen Unzen Dağı, 1922, Güzel Sanatlar Müzesi, Boston, Massachusetts, ABD.
Komşum Toroto, 1988, Hayao Miyazaki. Stüdyo Ghibi.

Özellikle filmin başında gösterilen bu sahne, Kusakabe ailesinin kırsaldaki yeni evine taşındığı zamandandır. Ailenin araç kullandığı ana yol, uzak bir yerde sona erdiğinden doğrusal bir bakış açısıyla derinlik geliştirerek insanlar tarafından etkilenmediğinde doğanın gücünün bir hatırlatıcısı olarak hizmet eden hacimli bir ağacı geçerek, ekilebilir tarlayı pirinç tarlasından düzgünce  ayırıyor.

Filmin çoğu, bu yeni kasabaya uyum sağlayan ve gerçekçi ve fantastik tabirlerle doğaya değer vermeyi öğrenen bu şehir kızlarının etrafında döndüğünden dolayı, doğanın güzelliği ve büyüyen tarlalarla dolu bu kare, bu temaları mükemmel bir şekilde kapsıyor.

Stüdyo Ghibli ekibi, Pom Poko (1994), Prenses Mononoke (1997) ve Ponyo (2008) gibi birkaç filmde doğayı korumanın önemini dile getirmiştir. Tıpkı Kawase’nin ilgilendiği bu tema gibi, bugünkü Japon animatörler de bu temanın 21. yüzyıl telefonlarından ayrılmayan modern seyirciler arasında ne kadar iyi yankı uyandırdığını fark ettiler. 

Nikko Kaido ve Titana Saldırı

Animeden bir sahne ile karşılaştırabileceğimiz bir diğer baskı ise Kawase’nin Nikko Kaido (1930) isimli ağaç baskıdır. Nikko Kaido ismi, Tochigi prefektörlüğü’nün günümüz şehri Nikko’suna yerleştirilmiş tapınak kompleksleriyle Edo’yu (günümüz Tokyo’su) bağlamak için inşa edilen Edo Dönemi’nden (1603-1868) gelen 5 yoldan biri olan Nikko Kaido yolunu ifade eder. Yol boyunca yürürken daha büyük bir inanç, iç huzur ve bilgelik kazanmak için eski bir dini yol görevindeki Haç yoluyla karşılaştırılabilir. 

Kawase, izleyiciyi orman yolu boyunca uzaklara doğru ilerleyen yalnız gezgini izleterek yolun ortasına konumlandırıyor. Göz, yoldaki figürü takip etmeye çalışırken doğrusal bir perspektifle bakmak durumunda kaldığından dolayı, yol boyunca sıralanan uzun ve heybetli ağaçlar bir derinlik hissi yaratır. Yoldaki ağaçların ve yaprakların karanlığı, uzaktaki ağaçların parlaklığıyla karşılaştırıldığında bu kutsal yolculuğu üstlenmenin maneviyatına dikkat çekiyor. 

Bu baskı özellikle manga serisinden sonra popülaritesi artan, ilk olarak 2013’de yayınlanan ünlü Japon animesi Titana Saldırı’dan bir sahneye şaşırtıcı derecede benziyor. Titanlar olarak adlandırılan duvarların ötesindeki devasa insansı yaratıklar içeri dalmayı ve kasaba halkını yemeyi denediği için insanlığın şehrin etrafında büyük duvarlar örmek zorunda kaldığı distopyan bir dünya çevresinde döner. Tek umutları, insanlarını rahatsız eden Titanları öldürmek için duvarların ötesine çıkmaya cesaret edebilen Scouts adlı bir gruptur ancak gösterdikleri çaba bu yamyamlara karşı faydasızdır. 

Serinin 2. sezon 9. bölümden bu sahne, Scout’ların yakın bir ormandaki Titanların izini aramak için kasabalarının rahatlığından ayrıldıklarını gösteriyor. Burada da görüldüğü gibi orman tıpkı Kawase’nin baskısındaki gibi merkeze doğru giden bir yolla birlikte sık uzun ağaçlarla doludur. Baskı, baskıcılığın doğası gereği daha koyu düz renk alanlarına sahip olsa da, bu sahnede ayrıca ışığın yapraklar ve kalın dallar arasından ağaç kabuğunu aydınlatmayı başardığı ağaç gövdeleri gibi, açık ve koyu arasında keskin bir kontrast vardır. Bu sahne, yola doğru sivrilen ağaçların uzun köklerinde bile, tıpkı Kawase tarafından resmedilen kişinin dinsel yaşamında hayat değiştiren manevi bir yolu temsil etmesi gibi karakterlerin hayat değiştiren çarpıcı bir anını yansıtır.

Hasui Kawase, Nikko Kaido, 1930, Ronin Galerisi, New York, ABD. Artsy.
Titana Saldırı, 2.Sezon 9.Bölüm. Tetsuro Araki.

Anime ve Kawase

Genel olarak, Hasui Kawase’nin Doğu ve Batı etkilerinin bir karışımını yansıtan tarzının Japonya’nın güzelliklerini resmetmede son derece etkili olduğu fakat yakında dünyanın başlıca teknolojik devlerinden biri haline geleceğini görecek olan sanayileşmeden etkilenmediği ortadadır. Sanatçı, sık ormanlar ve deniz kenarlarıyla bizi varlığımızın temelindeki maneviyatı ve sükuneti yeniden keşfetmek için bir geziye çıkarıyor. Modern animatörler, zamanımızın en ünlü anime serileri ve filmlerinden bazılarını yaratmak için bu temayı alıyor ve ilerliyorlar. 

İster bir duvarın arkasında canavarlardan saklanarak geçirilen bir hayat sonrasında doğanın harikalarını sunmak için olsun, ister izleyiciye doğayı korumak ve değer vermek gerektiğini hatırlatmak için olsun, anime yaratıcıları Kawase’nin ağaç baskılarındaki temaları ve tarzı bizim dönemimiz için yeniden yorumluyor. 

Çeviri kaynak: https://www.dailyartmagazine.com/before-anime-hasui-kawase/

Beykent Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümü öğrencisiyim. Sanatla çoğalıyoruz çoğaldıkça güzelleşiyoruz.

Bir Yorum Yazın