Bilmeniz Gereken 10 Büyük Kadın Heykeltıraş

Tarihi eski çağlara uzanan heykel, son derece etkileyici bir sanat formudur. Tıpkı geleneksel resim sanatında olduğu gibi, sanat tarihinde de yalnızca erkek heykeltıraşlar tanınmıştır. Ancak bu durum, kadınların heykel aracılığıyla güçlü anlatımlar yapmadıklarını göstermez. Bizler değişimi kucaklayıp daha da ileriye gittikçe, daha fazla kadın sanatçı görünür olacaktır. Bu yüzden, şimdi 10 muhteşem kadın heykeltıraş hakkında konuşacağız. Bu heykeltıraşların içlerinden bazıları henüz fazla tanınmış değil fakat diğerleri, özellikle çağdaş olanlar, oldukça tanınmış heykeltıraşlar.

1. Luisa Roldán

1652 yılında Sevilla’da doğan Luisa Roldán, İspanya’da belgelenen ilk kadın heykeltıraştır. Kendisi ne yazık ki, az bilinen büyük kadın heykeltıraşlardan biridir. 1688 yılında Madrid’e taşınan Roldán, birkaç yıl sonra Habsburg Kralı II. Charles’ın saray heykeltıraşı olmuştur. Ancak saraydaki pozisyonuna rağmen, ciddi parasal sıkıntılarla yüzleşmiş ve yoksulluk içinde ölmüştür. Kiliseler için Barok tarzında dini heykeller yapmıştır. Roldán ayrıca, İspanya’nın alt sosyal sınıflarında ve işçi sınıflarında popüler olan, küçük pişmiş topraktan eserler de yapmıştır.

Luisa Roldán, İsa’nın Defnedilmesi,1700-1, çok renkli pişmiş toprak, Metropolitan Sanat Müzesi, New York, NY, ABD.
Luisa Roldán, Aziz Ginés de la Jara, 1692 dolaylarında, cam gözlü renklendirilmiş ahşap (çam ve sedir), Getty Müzesi, Los Angeles, Kaliforniya, ABD.

2. Edmonia Lewis

Edmonia Lewis, 1844 yılında Afro-Amerikalı bir baba ve Kızılderili bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Ancak, henüz çok küçük bir yaştayken hem annesini hem de babasını kaybetmiştir. Lewis, 1860’larda birkaç yıl boyunca Oberlin Kolej’ine devam etmeyi başarsa da orada çok fazla kötü muameleye maruz kalmıştır. Hırsızlık ve sınıf arkadaşlarını zehirlemekle suçlanmıştır. Bu suçlamaları birer bahane olarak kullanan kalabalık bir grup tarafından saldırıya uğramış ve vahşice dövülmüştür. Lewis mahkemeye çıkarılarak yargılanmış, ancak suçsuzluğunu kanıtlanmıştır. Bu olaylardan bir süre sonra, heykeltıraşlık yapmak için Boston’a gitmiştir. İlk ünlü eseri, kölelik karşıtı lideri John Brown’ın başını taşıyan bir madalyondu. Ancak, yıldızı Roma’ya gittiği zaman parladı ve popüler oldu. Lewis, heykelleri için ilhamını Abraham Lincoln’ın verdiği Özgürlük Bildirgesi’nde, Kızılderili kültüründe ve İncil hikâyelerinde buldu.

Edmonia Lewis’in Fotoğrafı, 1870 dolaylarında, Ulusal Portre Galerisi, Smithsonian Enstitüsü, Washington, DC, ABD.
Edmonia Lewis, Hiawatha, 1868, Metropolitan Sanat Müzesi, New York, ABD.
Edmonia Lewis, Kleopatra’nın Ölümü, 1876, Smithsonian Amerikan Sanat Müzesi, Washington, DC, ABD.

3. Gertrude Vanderbilt Whitney

1875 doğumlu Amerikalı heykeltıraş Whitney, sanat hamisi, koleksiyoncu ve 1931’de New York’ta kurulan Whitney Amerikan Sanat Müzesi’nin kurucusudur. Gelişmekte olan sanat manzarasından büyülendiği Avrupa’yı 1900’lerin başında ziyaret etmiştir. Özellikle, Paris’teki Montmartre ve Montparnasse bölgelerinin sunduğu sanatsal şölen onu heykeltıraş olmaya teşvik etmiştir. Küçük heykeller de yapmasına rağmen Whitney, anıtsal heykelleri ile tanınır olmuştur. 1910 yılı itibariyle eserlerini kendi adı altında halka açık bir şekilde sergilemiş ve çeşitli ödüller kazanmıştır. Ayrıca, Fransa’da hemşire olarak görev yaptığı için Birinci Dünya Savaşı’nın sanatı üzerinde oldukça büyük bir etkisi olmuştur. Zamanının en büyük kadın heykeltıraş sanatçılarından biri olmasına rağmen, bir sanat hamisi olması eserlerine zaman zaman gölge düşürmüştür.

Gertrude Vanderbilt Whitney’nin Fotoğrafı.
Gertrude Vanderbilt Whitney, Washington Heights Savaş Anıtı, 1922.

4. Augusta Savage

Augusta Savage 1892 yılında doğdu. İlk kez 15 yaşında evlenmesi ve bir yıl sonra ilk çocuğunu dünyaya getirmesi onun bir heykeltıraş olmasını engellememiştir. New York’ta özel bir yüksekokul olan Cooper Union’a girmeyi başaran Savage, burada öğretmenlerini etkileyerek normalden bir yıl önce mezun olmuştur. Zor bir şekilde kazandığı bursları onu Paris’e getirmiştir. İtibarını, olağanüstü yeteneği ve azmi sayesinde elde etmiştir. 1930’larda Harlem’de kendi sanat okulunu açan Savage, aynı zamanda Harlem Toplum Sanat Merkezi’nin ilk yöneticisi olmuştur. Ayrıca, Ulusal Kadın Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’ne seçilen ilk siyahi olmuştur. Augusta Savage’ın en iyi bilinen heykeli, buruşuk bir gömlek ve şapka giyen genç bir siyahi çocuğun büstü olan Gamin’dir.

Augusta Savage’ın heykeli Farkındalık ile poz verdiği fotoğraf, 1938 dolaylarında, Amerikan Sanat Arşivleri, Washington, DC ve New York, NY, ABD.
Augusta Savage, Gamin, 1929 dolaylarında, el boyaması sıva, Cleveland Sanat Müzesi, Cleveland, OH, ABD.

5. Louise Bourgeois

Louise Bourgeois 1911 doğumlu Fransız-Amerikalı sanatçıdır. En çok, büyük ölçekli heykelleri ve yerleştirme sanatıyla tanınır. Kullandığı en yaygın temaları aile yaşamı, cinsellik, fanilik ve bilinç dışıydı. Bu temaların hepsi onun çocukluk dönemiyle bağlantılıdır. 1930’da Sorbonne’da matematik okuyan Bourgeois’nın bu tarihten iki yıl sonra annesi vefat etmiştir. Annesinin kaybıyla başa çıkamayan sanatçı, matematiği bırakarak, terapi olarak sanat okumaya başlamıştır. Yıllar boyunca eserleri Soyut Dışavurumcular ile sergilenmiştir. Sanatının Sürrealizm ve Feminist Sanat ile pek çok ortak yanı olmasına rağmen Bourgeois, asla herhangi bir sanatsal hareketle resmi olarak ilişkilendirilmemiştir.

Louise Bourgeois, Örümcek, 1994, bronz, gümüş nitrat, kahverengi bakır küfü ve granit, Modern Sanat Müzesi, Sao Paolo, Brezilya.
Louise Bourgeois, Hücre XXVI, 2003, çelik, kumaş, alüminyum, paslanmaz ve ahşap, Xavier Hufkens Galerisi, St.Georges, Brüksel, Belçika.

6. Yayoi Kusama

Bu olağanüstü sanatçı hakkında söylenecek pek fazla bir şey yok. 1922’de Japonya’da doğan sanatçı kısa zamanda dünyanın en büyük kadın heykeltıraş sanatçılarından biri olmuştur. Yayoi Kusama temelde heykel ve yerleştirme sanatında çalışır. Çalışmaları kavramsal sanata dayanır ancak Feminizm, Minimalizm, Ham Sanat, Pop Art ve Soyut Dışavurumculuğun güçlü unsurlarına sahiptir. Kusama eserlerini genellikle otobiyografik, psikolojik ve cinsel içeriklerle oluşturur. Asıl eğitimi Japon geleneksel resim stili olan nihonga üzerineydi. Ancak esas ilham kaynağı Soyut Dışavurumculuktu. Kusama hızlı bir şekilde avangardın önde gelen sanatçılarından biri haline geldiği ve bugün de hâlâ öyle kaldığı New York’a taşınmıştır.

Yayoi Kusama, Balkabağı, 1994, Benesse Sanat Bölgesi, Naoshima, Japonya.
Yayoi Kusama, Kalbin Evi, 2012.

7. Niki de Saint Phalle

Tanıtılmaya gerek olmayan bir başka muhteşem kadın heykeltıraş da Niki de Saint Phalle’dır. Kısaca, 1930 yılında Paris’in dışındaki bir kasabada geleneksel bir ailede dünyaya geldi. İçine düştüğü muhafazakar hayattan duyduğu memnuniyetsizliği ifade etmek için sanat üretmeye başlamıştır. Henüz 18 yaşındayken ilk kocası Harry Matthews ile evlenen Phalle, muhafazakar ev yaşamının beklentileri ve yükümlülükleriyle başa çıkamamıştır. Bu durum onu daha sonra sinirsel bir zihin çöküntüsüne sürüklemiştir. Böylelikle Phalle terapi için resim yapmaya başlamıştır. On yılını Shooting Paintings adını verdiği çalışmasını deneyerek ve geliştirerek geçirmiştir. 1960’larda Nine (Nanas) adında bir dizi heykel yaparak kadınların arketipsel rolünü araştırmıştır. Kâğıt hamurundan, iplikten, yünden ve telden yaratılan bu heykeller yeni çağın kadınlarını oluşturmuştur. 1979 yılında Toskana’da en büyük projesi olan, çok sayıda kadın heykelinin tarot kartlarının figürlerini temsil ettiği, Tarot Garden’ı yaratmıştır.

Bert Sterm, Niki de Saint Phalle’nin heykelleri arasında dururken fotoğrafı, 1968.
Niki de Saint Phalle, Nine Vazo, 1984, polyester, vinil, reçine, el boyaması.

8. Chryssa

Chryssa Vardea Mavromichali ünlü bir Yunan heykeltıraştır. 1933’te Atina’da doğdu ve Paris’teki Académie de la Grande Chaumière sanat akademisinde ve San Fransisco’daki Kaliforniya Güzel Sanatlar Okulu’nda sanat eğitimi aldı. 1955’te New York’a taşındı. Chryssa modern yaşamın kitle iletişiminin işaret ve sembollerinden ilham almıştır. 1960’larda en iyi bilinen sembolünü, farklı şekil ve renklerde olan neon tüplerin kullanımını geliştirmiştir. Bu tüpler reklam panolarının aydınlık olmaları için kaynak olmuştur. Çeşitli gereçler ve teknikler aracılığıyla Chryssa ‘’antik Yunanistan’a, Bizans’a ve kadın kişiliğine sembolik ideogramlar ve göndermeler’’ içeren kompozisyonlar yaratmıştır.

Chryssa, Documenta Heykel Projesi için Küçük Çalışma, 1968, plastik cam kutuda yeşil neon.
Chryssa, ‘&’ İşareti Üzerine Beş Varyasyon, 1966, renkli plastik cam vitrinlerde neon. Modern Sanat Müzesi, New York, NY, ABD.

9. Doris Salcedo

Bahsedilmeye değer bir başka çağdaş kadın heykeltıraş olan Salcedo, 1958 yılında Kolombiya Bogota’da doğdu. Heykelleri, ‘’şiddetin bireysel kurbanlarından, Üçüncü Dünya’nın gücü alınmış insanlarına kadar, marjinalleştirilmiş kişilerin susturulmuş hayatlarını somutlaştırır.’’ Eserleri son derece kederli olsa da hiçbiri anıt değildir. Salcedo, zayıf ile güçlü arasındaki eksikliği, uçurumu ve baskıyı somutlaştırır. Heykelleri kurbanların ve faillerin ifadelerinden oluştuğu için soyut ve yoruma açıktır. Öte yandan, Salcedo tek başına çalışmaz. Mimarlar, mühendisler, asistanlar ve hatta acımasız eylemlerin kurbanları ile ortak çalışır. Salcedo kişisel hikâyesini sanatıyla anlatır. Politik yönden sorunlu Kolombiya’da yok olanlar arasında kendi aile üyeleri de vardır.

Doris Salcedo, 6 ve 7 Kasım, kurşun ve çelik, Chicago Çağdaş Sanat Müzesi, Chicago, IL, ABD.
Doris Salcedo, Derinin Çiçeğine, 2014, Guggenheim Müzesi, New York, NY, ABD.

10. Janine Antoni

Janine Antoni 1964 yılında Bahamalar’da dünyaya gelmiştir. Eserleri performans sanatı ve heykel arasındaki ayrımı anlaşılmaz kılar. Bunun nedeni, Antoni’nin başlıca kullandığı aracın kendi bedeni olmasıdır. Eserlerini oluştururken ağzını, saçını, kirpiklerini ve hatta, teknolojik taramalar sayesinde, beynini kullanır. Antoni eserin yapım aşamasındaki hâli ile tamamlanmış hâli arasındaki süreci göstermeye odaklanır. Ayrıca sık sık feminist fikirlere de değinir.

Janine Antoni, Taçlandırılmış, 2013, alçı kalıplama alçı leğen kemiğiyle, Anthony Meier Güzel Sanatlar Galerisi’nde enstalasyon görünümü, San Francisco, CA, ABD.
Janine Antoni, Eyer, 2000, tamamen ham deri.
Kaynak: https://www.dailyartmagazine.com/10-great-women-sculptors/

Bir Yorum Yazın