Dizi İncelemesi: The Woman in the House Across the Street from the Girl in the Window

Başrol oyunculuğunu Kristen Bell’in üstlendiği Netflix orijinal yapımı olan The Woman in the House Across the Street from the Girl in the Window (Penceredeki Kızın Karşısındaki Evdeki Kadın) dizisi katilin kimliğinin ortaya çıkmasıyla birlikte seyirciyi şok ediyor. Lisa’nın katili nasıl bulunuyor? Dizi nasıl bitiyor? Gelecek sezonuyla nasıl bağlantı kuruluyor? Gelin beraber ismi uzunca olan bu diziyi inceleyelim. Ve tabii ki dikkat! Spoiler içerir!

The Woman in the House Across the Street from the Girl in the Window Dizi |

The Good Place‘deki dört sezonluk bir serüveninin ardından Kristen Bell, çok farklı bir konusu olan yeni bir diziyle ekranlara geri döndü. Yeni dizisinde komşusunun kız arkadaşının öldürüldüğünü gördüğünü düşünen, trajik bir geçmişe ve yağmur korkusuna sahip unutkan bir kadın olan Anna olarak rol alıyor. Cinayetin gizemi, başlangıçtan cinayet çözülene kadar bu dizinin konusu oluyor.

2022 yılının Ocak ayının sonlarında Netflix’te yayınlanan The Woman in the House Across the Street from the Girl in the Window dizisi, benzer konuları ele alan çok ciddi gerilim filmlerinin bir parodisi olarak hizmet etmeyi amaçlayan bir kara komedi gerilim dizisidir. Gösteri Rachel Ramras, Hugh Davidson ve Larry Dorf tarafından yaratılan dizi yayınlanmasının ardından eleştirmenlerden karışık eleştiriler aldı.

The Woman in the House, Anna’nın (Kristen Bell) yeni komşusu Neil’a âşık olmasıyla başlar ancak onun Lisa adlı bir uçuş görevlisiyle çıktığını keşfetmesiyle bu aşk serüveni son bulur. Bir gece, alkole bağımlı olan Anna evinde camın önünde oturup şarap içerken, karşı camdaki Lisa’nın boynundan kanlar fışkırırken görür. Anna hemen polisi arar fakat Neil ve polis dâhil herkes ona Lisa’nın ölmediğini, kendisinin alkolün etkisinde olup sanrı gördüğünü düşünürler. Dizinin 1. sezonu Anna’nın deli olmadığını kanıtlamaya çalışması ve Lisa’nın katili olabilecek şüphelileri araştırmasıyla geçer.

Anna şüpheli olarak gözünü Lisa’nın sevgilisi Neil, tamircisi Buell ve Lisa’nın gizli dolandırıcı ortağı Rex’e kadar herkese diker. Bütün bunlar olurken, Kristen Bell’in karakterinin de üç yıl önce ölen kızının travmasının, unutulmuş resim tutkusunun ve ombrofobisinin (yağmur korkusu) olduğunu keşfediyoruz. Dizinin sonunda her şeyin karma karışık olduğunu düşünmeden edemiyoruz. Bu yüzden, The Woman in the House‘un ikinci sezonu nasıl kurduğu da dâhil olmak üzere, son bölümde neler olduğuna dair bir açıklama yapmak istedik.

Buradan sonrası dizinin sonunu bozacak bolca bilgi içerir!

 Lisa’yı Kim Öldürdü?

Woman in the House Across the Street' Ending Explained — Who Killed Lisa

Hikâyesi boyunca, izleyiciler de muhtemelen Anna gibi Lisa’nın ölümünden birkaç farklı kişinin sorumlu olduğuna ikna olmuşlardı, tabii eğer öldürüldüyse. Anna, özellikle de geçmişinde birçok ölü kadın bulunan Neil’a odaklanıyor. Program, Buell’i bir tehdit gibi gösteriyor ve Rex’i cinayet için anlık olarak tutukluyor. Cinayet ortaya çıktığında polisler tarafından Lisa’nın katili olarak düşünülen Anna, soruşturmalardan kaçamaz. Dizinin sekizinci yani cinayetin faili açıklandığı son bölüme kadar katilin kimliği açığa çıkmaz: Neil’ın genç kızı Emma.

İzleyiciler ve Anna, Emma’nın Lisa’yı öldürdüğü öğrenince şok oldular. Çünkü Anna, Buell’in komşusunun evine çekiçle gittiğini görmüştü ve Buell’in katil olduğunu düşünmüştü. Haksız da sayılmazdı. Buell eskiden tüm ailesini çekiçle katletmiş bir seri katildi. Ancak eve girdiğinde Buell’i yerde boğazı kesik ve kanlar içinde neredeyse ölmek üzereyken bulur. Yürümeye devam ettiğinde ise Neil’ı boğazı kesik ve ölmüş bir şekilde koltukta olduğunu görüyor. Tam bu anda Emma ortaya çıkarak okul için sattığı çikolatalardan almayı reddettiği için Lisa’yı öldürdüğünü itiraf eder.

Dizinin sonunda şaşırtıcı bir şekilde katilin Emma olduğunu öğreniyoruz. Geçmişte annesini başka bir çocuğa hamile olduğu için öldürdü çünkü tek çocuk olarak kalmak istiyordu. Ayrıca, Emma okul öğretmenlerinden birini ona deli dediği için deniz fenerinin tepesinden aşağı iterek öldürmüştü. Annesini ve öğretmenini öldürdüğü zamanki hisleri yeniden ortaya çıktı ve Lisa’yı da öldürdü. Sıra Anna’daydı…. Emma Anna’yı öldürmeye çalışırken nefsi müdafaa sonucunda Emma ölüyor. Şans ilk defa Anna’nın yüzüne güler, kavga ve Emma’nın ölümü sırasında orada bulunan Douglas (Michael Ealy, Anna’nın eski kocası), olaylara tanıklık eder ve Anna’nın üstünde bulunan tüm suçlar geri çekilir.

Anna Yağmur Korkusunu Nasıl Yendi?

The Woman In The House Ending Explained | Screen Rant

Dizide yaşanan olumlu sonuçlardan biri ise Anna’nın yağmur korkusunu yenmesiydi. Bu korkunun sebebi Anna’nın kızını canlı son kez gördüğünde yağmur yağması olarak gösterilmektedir. Şiddetli bir ombrofobi hastalığına sahipti ve yağmurun altında uzun süre kaldığında bayılıyordu. Ancak dizinin sonunda Anna bu korkusunun üstesinden geliyor. Ombrofobisinin ortadan kaybolmasının ayrıntılı bir açıklaması yok ancak Buell’in Emma ve Neil’ı öldüreceğini düşündüğü zaman onları koruma içgüdüsü Anna’yı cesaretlendirdi ve yağmurun altında bayılmadan eve ulaşabildi. Muhtemelen alkolü azaltması da etkili olmuştur. Durum ne olursa olsun, Anna trajik geçmişini bir kenara itmenin ve yağmur korkusu olmadan ilerlemenin bir yolunu buldu.

Anna’nın Terapistinin Kimliği Açıklandı

The Woman In The House Ending Explained | Screen Rant

The Woman in the House‘un son bölümlerinde yer alan başka bir sürpriz daha var. Anna’nın tüm sezon boyunca telefonla konuştuğu terapisti, eski eşi Douglas çıktı! Sezon içerisinde Douglas’ın Anna’nın hayatında olup olmadığı, Anna’nın terapistinin kim olduğu hatta Douglas’ın hayatta olması hakkında bile bilgi verilmiyor. Douglas’ın Anna’nın terapisti olduğunun ortaya çıkması seyirciler için sürprizdi. The Woman in the House, izleyicilere 7. bölüme kadar bu gerçeği açıklamadı. Douglas’ın Anna’ya zor günlerini atlatması için yardımcı olması, ilişkilerinin nasıl olduğunu anlamamıza yardımcı oluyor. Tabii bazı soru işaretleri hâlâ var. Terapi için Douglas ile konuşurken kayıtlı olan numara adı ‘Terapist’ olarak gözüküyor fakat mesajlaşırken ‘Douglas’ olarak ortaya çıkıyor.

Son Bölümdeki Zaman Atlamasından Sonra Neler Oldu?

The Woman in the House' ending explained: How its wild cliffhanger sets up Season 2

Dizinin sezon finalinde yine seyirciyi şaşırtarak bir zaman atlaması uygulanıyor. Bu atlanan bir yıllık zaman içerisinde Anna ve Douglas sadece barışmakla kalmayıp yeni bir çocuk dünyaya getiriyorlar. Anna kardeşini ziyaret etmek için New York yolculuğuna çıkıyor, bebek evde Douglas ile birlikte. Acaba Buell çatı katında yaşamaya devam mı ediyor? İşte bu belirsiz. Anna her ihtimale karşı yanında biraz Xanax taşıyor olsa da zihinsel olarak daha iyi bir yerde görünüyor. Anna ayrıca dizi boyunca, “Gölün Karşısındaki Kadın” adlı gizemli romanı okuyordu son bölümde uçuş sırasında yeni bir kitap okuduğunu fark ediyoruz “Gemideki Kız”.

 Dizinin 2. Sezonu için Nasıl Bir Bağlantı Yapılıyor?

The Woman In The House Across The Street Ending Explained: Was The Woman On The Plane Real? - OtakuKart

Zaman atlamasının sonucunda Netflix, dizinin 2. sezonunun olacağını ortaya koymuş oldu. Anna uçakta New York’a giderken, Glenn Close’un canlandığı yeni karakter bir yolcu olarak karşımıza çıkar. Anna onun koltuğunda oturmaktadır. Kısa bir sohbetten ve koltuk değişiminden sonra The Woman in the House, Anna’nın uyanıp Glenn Close’un karakterini artık görmemesiyle devam ediyor. Anna tuvalete gidiyor ve Close’un cesediyle karşılaşıyor. Görevlileri konu hakkında uyardığında ise ceset ortadan kayboluyor ve görevliler ona uçuş boyunca yanında kimsenin olmadığını söylüyorlar. Tekrardan halüsinasyon gördüğünü düşünmeye başlayan Anna’nın şüpheleri yan koltuğunda diğer karakterin aynasını bulmasıyla son buluyor. Bu, Close’un uçakta olduğunun ve şimdi kayıp/ölü olduğunun kanıtı gibi görünüyor. Bu cinayet, Anna’nın The Woman in the House’un 2. sezonda çözeceği bir sonraki gizem olabilir.

Anna Neden Çok Unutkan?

The Woman in the House Across the Street from the Girl in the Window (TV Mini Series 2022) - IMDb

Anna’nın neden unutkan olduğu hakkında bir açıklama yapılmadı. Mesela, yemek yaparken fırın eldiveni takmayı sürekli unutuyor, üç yıl önce ölmüş olan kızının öldüğünü unutup odasında olduğunu düşünüyor ve hatta onun okula gittiğini hayal ettiği anlar da var. Ne zaman böyle durumlar yaşansa, Anna kendine hep neden bu kadar unutkan olduğunu soruyor. Bu konuyla ilgili dizinin bize verdiği tek açıklama Anna’nın reçeteli olan ilaçları halüsinasyona neden olan ama bazı gerçekleri de asla unutturmayan alkol ile karıştırarak kullanması olabilir.

Hikâyenin Sonu Ne Anlatmak İstiyor?

The Woman In The House Ending Explained | Screen Rant

Bu dizi bir kara komedi ve parodi olmasına rağmen, hikâyesinden, sevilen bireylerin kaybına bağlı travmatik olayların bir bireyi nasıl değiştirebileceği gibi derin anlamlar çıkartılabilir. Kızı öldüğünde Anna’nın hayatı alt üst olmuş ve açıkçası hayatını pek iyi idare edememiş, çok içmeye ve Douglas’ı dışlamaya başlamıştır. Bu sırada Neil, karısının ölümünü kızına hissettirmemek için elinden gelen her şeyi yapmış ama yine de yalnızlığın zorluklarıyla baş etmeye çalışmıştı. Lisa’nın sahte geçmişi bile ona yakın birini kaybetmenin acısını içeriyordu. Bu temalar, Penceredeki Kızın Karşısındaki Evdeki Kadın’ın hikâyesi kadar dramatik veya merkezi olmasa da, programın gizemli hikâyesinden biraz daha fazlasını almak isteyen izleyiciler için var olan hikâyeye dâhil edilmiş.

Kaynakça: https://screenrant.com/woman-house-across-street-girl-window-ending-explained/

Bir Yorum Yazın