Charlie’nin Çikolata Fabrikası Arkasındaki Trajik Hikâye

Altın Bilet’in heyecanı, çikolata fabrikasının azameti ve Umpa-Lumpalar’ın garipliğiyle bezenmiş şekerli dünyasıyla, Roald Dahl’ın Charlie’nin Çikolata Fabrikası eseri çocuk edebiyatındaki en sevilen masallarından birisidir. Peki Charlie’nin Çikolata Fabrikası kitabının arkasındaki trajik hikâyeyi biliyor musunuz? 


Çeviren: Abdulkadir Bekdemir

 

1964’ten beri dünya çapında 20 milyon satan ve 55 farklı dile çevrilen kitap, çikolata paketinin içindeki parlak altın bileti bulmasıyla hayatı değişen Charlie Bucket’ın sıfırdan zengin olma hikâyesiyle her yaştan okurları büyülemeye devam ediyor.

Dahl için bu hikâye, uzun yıllar zihninde yer eden bir fikrin aile trajedisiyle harmanlanmasının neticesiydi. Hikâye fikirleri hakkında sorulduğunda İngiliz yazar şöyle diyor:

“Her zaman minik bir fikir tohumuyla başlıyor, ufak bir filizlenme, ve buna dahi ulaşılması oldukça zor.”

Fakat neticede akıllarda böylesine yer eden karakterlere süslü evrensel hikâyeler yaratmasındaki en mühim sebep çocukça eğlenmeye olan aşkıydı.

“Benim şansım şudur ki; çocukların güldüğü şakalara ben de gülüyorum.”

Dahl çocukken Cadbury çikolata fabrikasında çalışmayı hayal ederdi.

Roald 13 yaşında St. Peter’deki yatılı okulunu bırakıp güney Derbyshire’daki Repton Okulu’na geçiş yaptı. Bu okulda onu beklenmedik bir sürpriz bekliyordu: bedava çikolata!

Cadbury çikolata şirketi öğrencilere çikolata numuneleri gönderip yeni ürünleri hakkında fikirlerini soruyordu. Dahl’ın genç yaşta çikolata gurmesi olma deneyimi çikolata üretimi hakkında fikir sahibi olmasını sağladı.

Bir yazısında bu konuda şu ifadeleri kullandı: ‘’O zaman anladım ki bu muhteşem Cadbury çikolata fabrikasının içinde bir icat odası olmalıydı. Beyaz önlüklü yetişkin adamlar ve kadınlar tüm zamanlarını fokurdayan kazanlar dolusu yapışkan çikolata ve şekerlerle yeni karışımlar yapıp muhteşem tatlar üretmeye adıyorlardı.’’

Eninde sonunda kendisini bu senaryoda yeni mükemmel çikolatayı icat eden kişi olarak hayal ediyordu. ‘’Koridora heyecanla koşacak ve yeni icadımı doğrudan muhteşem Bay Cadbury’nin bizzat kendisine verecektim.’’ Bu harika buluş karşısında şeker adamın yüzü aydınlanacak, Dahl’ı müdür yapacak ve ona iki adet Rolls-Royce hediye edecekti bu hayalde. ‘’Her gece yatağıma uzandığımda Bay Cadbury’nin fabrikasında elde ettiğim harika başarıları hayal ederdim.’’

C.S. Forester, Dahl’ı yazmaya başlaması için teşvik etti.

Hayatın gerçekliğiyle yüzleşince bu çocukluk hayallerini bir köşeye bırakması gerekti. Newfoundland’e yaptığı seyahatinde 1934’de Shell firmasında çalışmaya başladı. Ardından, günümüzde Tanzanya’nın başkenti olan Darüsselam’a sevk edildi. 2. Dünya Savaşı sebebiyle burada uzun süre kalamadı ve 1939 yılında Nairobi’de İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne katıldı. Libya ve Yunanistan görevlerinin ardından son olarak Washington İngiltere Elçiliği’nde hava ataşesi asistanı olarak görev aldı. ABD başkentinde onu yazmaya teşvik eden roman yazarı C.S Forester ile tanıştı.

Roald Dahl

Dahl, kısa sürede başarı elde etti ve birçok türde eserler yayımladı: Walt Disney / Random House kitabı Gremlinler 1943’de, kısa hikâyeler serisi 1946’da, bir yetişkin distopyası olan Some Time Never 1948’de ve Ballar isimli piyesi 1955’de yayımlandı. Ayrıca hikayeleri 1957’de Alfred Hitchcock Presents isimli TV programında anlatıldı.

Dahl küçük oğlunun geçirdiği trajik kazadan sonra yazmaya ara verdi.

Yazarlık yeteneklerini geliştirirken Dahl, çikolata fabrikası hayalini hiç aklından çıkarmadı ve 1961’de yayımlanan Dev Şeftali eserinin yazımından duyduğu hazzın ardından çikolata fabrikası fikrini gün yüzüne çıkardı. O zamanlar Charlie’nin Çikolata Çocuğu olarak adlandırdığı eserini 1960’da yazmaya başladı.

Profesyonel başarı, yanında kişisel başarıyı da getirdi. 1960’da Amerikalı oyuncu Patricia Neal’la olan evliliğinden ilk ve tek oğlu Theo dünyaya geldi. Fakat aile için refah ve huzur dolu geçmesi beklenen günler Theo’nun dadısı Susan Denson’un dört aylık bebeği eski bir bebek arabasında New York’da gezdirirken bir taksiyle çarpışması bu günleri tam bir trajediye çevirdi.

Çocuk çok şiddetli sakatlanmalar yaşadı: kafatası kırılmış ve nörolojik defisit teşhisi konulmuştu. Bu kaza yaşandığı esnada Dahl büyük olasılıkla odasında Charlie üzerine çalışıyordu.

Bebeğinin bakımına odaklanması gerektiği için tüm öncelikleri değişmişti. Bebeğin yaşadığı travmayı tedavi için tam dokuz ameliyat yapılmasına karşın, beynindeki sıvı miktarı arttı ve görme yetisini azaltmaya başladı. Fakat Dahl asla pes etmedi. Son olarak oyuncakçı Stanley Wade’den ona bir aletin yapımı için yardım etmesini istedi.

Dahl, on sekiz ay veya daha uzun süre hiçbir şey yazmadı. Kendini tamamen oğlunun yaşamını kurtarabilecek o aleti icat etmeye adamıştı. En sonunda Dahl-Wade-Till (DWT) vanasını icat etmeyi başardı. Vana tamamlanana kadar Theo iyileşme sürecine girmişti, DWT vanası tam 3.000 çocuğun yaşama tutunmasını sağladı.

Roald Dahl ailesiyle birlikte: (soldan sağa) oğlu Theo, kızı Tessa, ilk eşi Patricia ve kızı Olivia

Kızı kızamık olup yaşama veda ettikten sonra Charlie’yi yazmayı bıraktı.

Dahl ailesi, 1961 yılında taze bir başlangıç için İngiltere’ye döndü ve düzenli bir yaşama başladı. Dahl’ın eşi Patricia Neal, 1962’de Paul Newman ile Hud filminin çekimlerindeydi. Dahl bu zamanı Charlie üzerinde tekrar çalışmaya ayırdı, ta ki bir gün büyük kızı 7 yaşındaki Olivia, okuldan eve kızamık kapmış olarak dönene dek.

Dahl bu konu üzerine 1986’da ‘’Hastalık normal seyrettiği ve endişelenecek bir şey olmadığını düşündüğüm için ona sürekli hikâyeler okuduğumu hatırlıyorum. Sonra, kızım iyileşmeye devam ediyorken bir sabah onun yatağında oturuyordum. Ona küçük renkli borulardan nasıl hayvan figürleri yapabileceğini gösteriyordum. Yapma sırası ona geçtiği zaman fark ettim ki parmakları ve beyni uyum içinde çalışmıyordu.’’ sözlerini yazdı.

Küçük kız babasına uykusu geldiğini söyledi. Dahl son olarak ‘’Kızım bir saat içinde bilincini, on iki saat içinde yaşamını kaybetti.’’ yazmıştı.

Kızının ölümü Dahl’ı derinden sarsmıştı. Hatta biyografi yazarı Sturrock ‘’Dahl kızının ölümünden sonra hayatının en büyük bunalımını yaşadı.’’ demişti.

Dahl duygularını kağıda döktü ve ‘Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nı bitirdi.

Roald Dahl’ın ilk eşi Patricia Neal, çocukları Lucy, Ophealia ve Theo’ya “Charlie’nin Çikolata Fabrikası”nı okuyor. Ocak 1968.

Bu trajik kalp kırıklıklarından kaçmak için duygularını yazımına aktardı ve bunun neticesinde 1964 yılında Charlie’nin Çikolata Fabrikası yayınlandı. Bu eseri yaşamının en zor dört yılı içinde yazmıştı, 1960 ve 1964 yılları arasında. Fakat belki de bu çaresizlik hissi onun öykülerine can veren temel unsurdu.

Sturrock, kitap hakkında görüşlerini şöyle ifade ediyor: ‘’Bu büyü hissiyatı, mucit dehası ve her zorluğun üstesinden gelebilecek baskın karakter Wonka oldukça güçlü bir biçimde işlenmiş. Bence Dahl kendisini bizlere Wonka karakteriyle ifade etti. Bunun yanı sıra onun bu kitabı yazma sürecinde özel hayatında yaşadığı zor durumlara dair malumatınız arttıkça, Wonka karakterinin cana yakınlığı ve olağanüstülüğü de artıyor.’’

Johnny Depp, Freddie Highmore, ve David Kelly in ‘Charlie’nin Çikolata Fabrikası.'(Warner Bros./File)

Kitabın üstün başarısı ve büyüleyiciliği Dahl’a Gene Wilder’ın başrol oynadığı 1971 yapımı Willy Wonka ve Çikolata Fabrikası filminin senaryosunu yazma imkânını verdi. Dahl,  1990 yılında 74 yaşında enfeksiyondan yaşama gözlerini yumsa da onun bu güzel hikâyesi kitleleri büyülemeye devam ediyor. Johnny Depp’in başrol oynadığı 2005 yapımı Charlie’nin Çikolata Fabrikası filmi, 2010 yılındaki Altın Bilet Operası ve 2017’de Brodway’de sahnelenme başarısı yakalayan 2013 West End Müzikali sadece birkaç örnek. Ve bu hikâye hâlâ manşetlerde yer almayı başarıyor. Mesela Dahl’ın ikinci eşi Felicity’nin 2017’de BBC’ye verdiği röportajda, Charlie’nin aslında Afro-amerikan bir çocuk olmasının planlandığını söylediği zamanki gibi.

Fakat esasen, Dahl’ın kitabı yazarken en büyük ilham kaynağı yazı masasının üstüne, kitabı yazdığı yerin hemen yanına düşen güllede bulunabilir. Biraz yakından incelenirse bu güllenin aslında yüzlerce çikolata kabından oluştuğu görülecektir. Bu, yazarımızın nasıl bir çikolata tutkunu olduğunu da kanıtlar niteliktedir.

Kaynakça: https://www.biography.com/news/real-story-behind-charlie-and-the-chocolate-factory-roald-dahl

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir