Anıtsal Çin Seddi Hakkında Bilmeniz Gereken 6 Gerçek

Dünyada insanın meydana getirdiği en simgesel anıtlardan biri olan Çin Seddi, her sene dünyanın dört bir yanından milyonlarca kişi tarafından ziyaret ediliyor. Çin’in kuzeyi boyunca uzanan bu koca surlar müthiş bir mühendislik dehası örneği. Başlarda göçebe kabilelere karşı Çin topraklarını korumak amaçlı tasarlanmış, sonralarıysa İpek Yolu boyunca sınırda düzeni sağlamak adına gümrük durağı olarak da kullanılmıştır.


Çeviren: Ayşenur Depe

2000 yıldan fazlaca ayakta duran yapısıyla uzun ve zengin bir tarihe sahip olan Çin Seddi hakkında öğrenilmesi gereken daha birçok şey var. İlki, basit sıkıştırılmış toprakla oluşturulan yapı sonrasında milyonlarca işçinin ördüğü tuğlalarla meydana getirilmiş olmasıdır. Hatta Qin Hanedanlığı döneminde oluşturulan Çin seddinin ilk bölümlerinin yapımında Çin halkının %70’inin yer aldığı tahmin ediliyor.

Daha fazlasını öğrenmeye var mısınız? Hep beraber Çin Seddi hakkında onu bu kadar özel yapan şeyin ne olduğunu ve onun ne kadar devasa olduğuna dair dolaşan söylentileri  gidermek için daha fazlasını öğrenelim. Dünya üzerinde insan tarafından meydana getirilen en muhteşem yapılardan biri olan Çin Seddi hakkında daha fazla gerçeği öğrenmek için okumaya devam edin.

Çin Seddi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

KESİNTİSİZ, TEK BİR DUVAR DEĞİLDİR.

Çin Seddi ismi her ne kadar kesintisiz bir taş duvardan bahsediyormuşuz izlenimi verse de aslında durum pek de böyle değildir. Gerçekte tek bir anıt olarak bilinen şey aslında farklı hanedanlıklar tarafından yapılmış olan tahkimat sistemidir. Bu duvarların birçoğu aslında birbirlerine pareleldir. Ve bu surların hepsi de gerçek duvardan oluşmamaktadır. Hendekler, göl ve tepe gibi doğal bariyerler de Çin Seddi’nin bir parçası olarak kabul edilir.

ŞU ANDA GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY ASLINDA NİSPETEN YENİDİR.

Çin Seddinin yapımına M.Ö. 7.yy’da eski birçok Çin devleti tarafından başlanmıştır. M.Ö. 3 yy’da hükümdarlığı esnasında duvarı uzatıp birleştirme işlemini başlatan kişi aslında  Çin’in ilk imparatoru Qin Shi Huang’dır. Fakat  dikilen bu ilk duvarların neredeyse hepsi zamanla yok olmuştur. Çin Seddi’nin 21,196 kilometresinden (13,171 mil) yaklaşık yarısı Ming Hanedanlığı tarafından inşa edilmiştir. 1368-1644 yılları arasındaki hükümdarlıkları boyunca göçebe Moğol kabilelerini kuzeyden uzak tutmak için surları inşa etmişlerdir.

Resmi bir araştırmaya göre Ming Hanedanlığı bu inanılmaz anıtın 8,850 kilometresinin (5,500 mil) yapımından sorumlu. Bu da şu anda Çin Seddinin en çok ziyaret edilen bölgelerinden bazılarının bulunduğu gerçek duvarın 6,259 kilometresini (3,889 mil) kapsıyor. Her sene milyonlarca turisti kendine çeken Beijing yakınlarındaki Badaling, Mutianyu ve Jinshanling’in hepsi de duvarın iyi korunmuş kısımlarıdır. Mingliler Mutianyu’da daha önceki duvarın üzerine inşa ederken, Badaling ve Jinshanling’de 16.yy’da sıfırdan başlamışlardır. Başkan Richard Nixon’ın 1972 senesinde Çin’e yapmış olduğu tarihi gezisi de dahil olmak üzere resmi devlet ziyaretlerinin yeri olarak belirlenen Badaling’le birlikte diğer çok turistik bölgelerin tümü ziyaretçiler için korunmaya devam ediliyor.

YAVAŞ YAVAŞ YOK OLMAKTADIR.

Ekvatorun uzunluğunun yarısına eşdeğer olan Çin seddi toplamda 15 farklı bölgenin üzerinden geçmektedir. Çok büyük bir şeyi korumanın zor olacağı herkes tarafından tahmin edilebilir ve ne yazık ki Çin Seddi için de durum böyle. Ming Hanedanlığı döneminde inşa edilen yapının %30’unun çoktan yok olduğu, terk edilip bakıma muhtaç bırakıldığı için de zamanla aşındığı tahmin ediliyor. Hatta Çin Seddi Derneği’nin 2014’te yayımladığı rapora göre anıtın %10’undan azının iyi durumda olduğu %74’ününse kötü durumda olarak sınıflandırıldığı belirtildi.

Ne yazık ki Çin Seddi’nin ayakta kalması için başa çıkması gereken unsurlar sadece doğal unsurlarla sınırlı değil. Insanlar da zarar vermeye devam ediyor. Nadiren de olsa daha çok kırsal alanlardaki bölgeler arazi ıslahını sağlayabilmek adına yok ediliyor ya da inşaat malzemeleri toplayabilmek için sökülüyor. Ayrıca Çin Seddi tuğlalarının satıldığı bir karaborsa bulunmakta ve turistlerin de değerli parçaları çaldığı bilinmekte. Koruma örgütleri hükümetten daha fazla himaye sağlamasını ve yerel halka bu sorunlarla mücadele etmesi için daha fazla eğitim ve para desteği verilmesini bekliyor.

UZAYDAN GÖRÜLEMEZ.

Çin Seddi hakkındaki en bilindik söylentilerden biri çıplak gözle uzaydan görülebileceğidir. Devasa büyüklüğünü göz önüne alırsak böyle bir söylentinin neden başladığını anlamak pek de güç değil ancak durum böyle değildir. NASA bu şehir efsanesinin en az 1938’den beri var olduğunu belirtiyor. Bu şehir efsanesi Apollo astronotları aya ayak basana kadar ivme kazanarak devam etti.

Gerçek astronotlar durumun böyle olmadığını birçok kez onayladı. Çin Seddi alçak yörüngede bile gözle görülebilir değildir. Görülmesini engelleyen  sebeplerden biri de yapımında kullanılan malzemelerdir. Houstan’daki Johnson Uzay Merkezi Yeryüzü gözleminden sorumlu NASA’nın baş bilim insanı Kamlesh P. Lulla “Çin Seddi’ni astronot fotoğrafçılığında ayırt etmek çok ama çok zor çünkü duvarda kullanılan malzemeler duvarı çevreleyen toprağın malzemeleriyle yani çamurla  benzer renk ve dokuya sahip” diyor.

DUVARIN HÂLEN YENİ BÖLÜMLERİ KEŞFEDİLMEKTE.

Çin Seddi’nin ne kadar eski bir yapı olduğu göz önüne alındığında, araştırmacıların hâlen yeni bölümleri gün yüzüne çıkardıklarını öğrenmek sizi şaşırtabilir. 2009’da Ming Hanedanlığı’nın örmüş olduğu duvarın yeni bölümleri kızılötesi takometre ve GPS kullanılarak ortaya çıkartıldı. Duvarın 180 millik kısmı tepeler, hendekler ve nehirlerle örtülüydü.

Arkeologlar, 2015 yılında daha önce Çin Seddi’nin hiçbir parçasının bulunmadığı düşünülen Ningxia Hui özerk bölgesinde ve Gansu eyaleti sınırında 6 milliik duvar kalıntılarını ortaya çıkardı. Bu kalıntıların Qin Hanedanlığı döneminde inşa edilen bölümlerin kalıntıları olduğu düşünülüyor. Dokuz bölümün sele ve doğal erozyona uğraması, belirli bölümlerde yüksekliği 3 ila 16 metre arasına düşürdü.

DÜNYA’NIN YENİ 7 HARİKASINDAN BİRİ.

2007 senesinde Çin Seddi  Dünyanın Yeni 7 Harikasından biri olarak seçildi. Bu da onun Machu Picchu, Tac Mahal ve Kolezyum gibi diğer simgesel anıtların bulunduğu saygın listeye yerleşmesini sağladı. Yeni 7 Harikalar Vakfı tarafından başlatılan liste, antik Yunanlıların oluşturduğu mutlaka görülmesi gereken yerlerin bulunduğu orijinal Dünyanın Yedi Harikası listesinin adeta yenilenmiş halidir.

Kaynakça: https://mymodernmet.com/great-wall-china-facts/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir